YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17403
KARAR NO : 2016/9322
KARAR TARİHİ : 07.06.2016
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, hakkında tesis edilen yaşlılık aylık gelir değişiklik başlıklı Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava; davacı hakkında tesis edilen 10.12.2014 tarih ve 18.552.933 dosya nolu “ yaşlılık aylık / gelir değişiklik ” başlıklı işlemin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının hizmet aktinin, dava dışı … Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından norm kadro uygulaması gerekçesi ile iptal edildiği, bunun üzerine davacı tarafından tahsis talebinde bulunulduğu ve davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı, ancak bu arada işe iade davası açan davacı hakkında …. İş Mahkemesi’nin 02.12.2013 Tarih ve 2013/690 E, 2013/148 K sayılı kararıyla işe iade kararı verildiği ve 4’er aylık işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine hükmediği, anılan kararın Yargıtay incelemesinden geçerek 09.07.2014 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen mahkeme kararı gereğince … Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na işe iadesi için başvuran davacının işe iadesinin yapılmadığı, ancak boşta geçen süre ücretinin ödendiği ve bu nedenle davalı Kurum’a 4 aylık ek prim bordroları verildiği, bu nedenle davalı Kurum tarafından davacının yaşlılık aylığı başlangıç tarihi 4 ay ileri götürülerek 4 ay içerisinde ödenen yaşlılık aylığı toplamı 5.486,12 TL yersiz ödeme çıkarıldığı ve davacının yaşlılık aylığından kesinti yapılmaya başlandığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık; iş akdi sona erdirilen ve bu nedenle açılan işe iade ve feshin iptali davasının, davacıya yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra lehine sonuçlanması üzerine 4 aylık ücretinin ödenmesi ve bu 4 aylık döneme ait sigorta primlerinin de yatırılması nedeniyle davalı Kurum’ca anılan döneme ait yaşlılık aylıklarının kesilmesi ve davacıya borç çıkarılması işleminin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
4857 sayılı İş Kanun’un “Geçersiz Sebeple Yapılan Feshin Sonuçları” başlıklı 21’inci maddesi hükmü uyarınca; işverenlerce geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçersizliği mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işverenin işçiyi bir ay içerisinde işe başlatması gerekmektedir. İşçinin kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurusuna rağmen işe başlatılmaz ise işveren tarafından işçiye;
Mahkeme veya özel hakem tarafından belirlenecek en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının ödenmesi gerekmektedir.
Somut olayda; davacı, iş akti feshedildikten sonra tahsis talebinde bulunmuştur. Sonradan feshin geçersizliğine karar verilmesi işe iade tarihine kadar davacının işten ayrıldığı ve hizmet akdinin kesintiye uğradığı gerçeğini ortadan kaldırmaz. Zira geçersiz feshin mahkeme kararı ile saptanması durumunda, işverenin İş kanunun 21. maddesine göre; işçiyi bir ay içinde işe başlatma zorunluluğu vardır. İşçinin yeniden işe başlatılmasından söz edildiğine göre işçinin geçersiz fesih nedeniyle işten ayrıldığının kabulü gerekir. Ödenen 4 aylık ücret geçersiz fesihten dolayı işçinin bu dönemde işsiz kalması nedeniyle ödenen tazminat niteliğindedir. İşçinin yaşlılık aylığı bağlandıktan sonraki dönemdeki ücretlerinin 506 sayılı Kanunun 63. Maddesine göre destek primi alması da olanaklıdır.
Sigortalının işe iade davası açmaması durumunda aylığı kesilmeyecektir. Sigortalının işe iade konusunda hak aramasının aylığının kesilmesine gerekçe yapılması hak arama özgürlüğüne de engel olacaktır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 07.06.2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Taraflar arasında ki uyuşmazlık; iş akdi sona erdirilen davacının açmış olduğu işe iade davasının, davacıya yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra lehine sonuçlanması üzerine 4 aylık ücretinin ödenmesi ve bu 4 aylık döneme ait sigorta primlerinin de yatırılması nedeniyle davalı Kurum’ca anılan döneme ait yaşlılık aylıklarının kesilmesi ve davacıya borç çıkarılması işleminin yerinde olup olmadığına ilişkin olup, yerel mahkemece davanın reddine dair verilen hüküm katılmadığımız Daire çoğunluk görüşünce davacının iş akdi feshedildikten sonra tahsis talebinde bulunulduğu sonradan feshin geçersizliğine karar verilmesinin işe iade tarihine kadar davacının işten ayrıldı ve hizmet akdinin kesintiye uğradığı gerçeğini ortadan kaldırmayacağı, sigortalının işe iade konusunda hak aramasının aylığının kesilmesine gerekçe yapılmasının hak arama özgürlüğüne engel olacağından bahisle yerel mahkeme kararı bozulmuş ise de; mülga 506 sayılı Yasanın 62. maddesi ve 5510 sayılı Yasanın 28. maddesi gereği yaşlılık aylığı bağlanmasının yasa koşullarından biri olan başvuru tarihinde işten ayrılmış olma koşulunun işe iade davası kararı karşısında gerçekleşmediği ve boşta geçen dört aylık dönemde hizmet akdi devam ettiğinden davalı Kurumca yaşlılık aylığının kesilmesi işlemi ve yerel mahkeme kararı yerinde olduğundan, kararın onanması görüşüyle sayın çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.