Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/17469 E. 2016/6909 K. 19.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17469
KARAR NO : 2016/6909
KARAR TARİHİ : 19.04.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVALILAR
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre ve özellikle davalı işyerinin ünvanın Şirketi olmasına rağmen, karar başlığında … olarak yazılmasının maddi hataya dayalı olduğu ve HUMK’un 459. maddesi gereğince talep halinde mahkemece her zaman düzeltilmesinin mümkün olduğu anlaşılmasına göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 01.04.1997 – 01.08.2000 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının, davalı şirket nezdindeki işyerinde 01.04.1997 – 01.08.2000 tarihleri arasında Kuruma bildirilenler dışında 1035 gün hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işveren adına tescilli 11034876 sicil numaralı inşaat işyerinin 01.09.1997 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, bu işyerinden davacı adına 01.09.1997 – 1/1998 tarihleri arasında çalışmaların Kuruma bildirildiği görülmüştür.
Somut olayda; davalı işverene ait ve davacının çalıştığını iddia ettiği inşaat işyerinin hangi tarihler arasında yapıldığı, davacının bu inşaat işyerinin hangi aşamalarında görev aldığının araştırılmadığı, davalı işyerinin dönem bordrolarının getirtilmediği ve yetersiz tanık beyanları ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
…/…
Yapılacak iş, davalı işverenin yaptığı inşaatın sahibi olan …’a; inşaatın ruhsat tarihi, işin ne zaman başladığı ve ne zaman bittiği, davacının bu inşaatın hangi evrelerinde ve kimlerle çalıştığını sormak, belediyeden ve ilgili yerlerden buna dair ruhsatları ve belgeleri getirmek, buna göre yapılan işin hangi tarihler arasında yapıldığını netleştirmek, davalı işyerinin sicil numarası ve tam adı belirtilerek ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu Müdürlüğünden ihtilaflı döneme ilişkin tüm dönem bordrolarını getirtmek ve bu bordrolarda ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, zabıta, muhtarlık marifetiyle davacının çalışmasını bilebilecek nitelikte komşu işyeri tanıkları araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

MG