YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19069
KARAR NO : 2016/9547
KARAR TARİHİ : 09.06.2016
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Vek.Av. …
Davacı, yanlış olan asgari işcilik oranının düzeltilmesine, fark prim borcu ile gecikme ceza ve zammının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere, bozma ilamına uygun karar verilmiş olmasına, temyiz edenin sıfatına ve temyiz nedenlerine göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Dava, Kurumun sayılı yazısına konu TL prim ve gecikme cezası/zammının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemenin, davanın reddine dair 24.02.2015 tarihli kararının Dairemizin E.K. sayılı kararı ile bozulması üzerine uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda, mahkemece davanın kısmen kabulü ile …. İl Müdürlüğü’nün sayılı yazısı ile tahakkuk ettirilen gecikme cezası ve gecikme zammı dahil fark prim tutarı TL’nin iptaline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Kurum 256.343,91 TL fark işçilik üzerinden % 35,50 prim oranına göre 91.002,09 TL prim ve 36.510,12 TL gecikme cezası/zammı olmak üzere toplam 127.512,21 TL’nin ödenmesini istemiştir.
Bozma ilamında belirtildiği üzere, doğru bir hesaplama sonucunda bulunan fark işçilik tutarı 143.821,44 TL olup % 35,50 prim oranı üzerinden ödenmesi gereken prim tutarı 51.056,61 TL (fazla istenen 39.945,48 TL) ve bu miktar üzerinden hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammıdır. Davacı, sorumlu olmadığı borç tutarının hüküm altına alınmasını istediğinden, davacının sorumlu olmadığı tutar 39.945,48 TL prim ve bu prim tutarı üzerinden 30.06.2010 tarihi itibariyle hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammıdır.
Kurumun alacaklı olduğu tutara 30.06.2010 tarihi sonrasındaki dönem için de gecikme zammı tahakkuk ettirme hakkı bulunmakta ise de Kurumun 9998810 sayılı yazısı ile bildirilen borç nedeniyle haklılık durumu belirlenirken yine bu tarih esas alınarak prim, gecikme cezası ve zammı hesaplanmalı ve karşılaştırılmalıdır.
Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olması gerekir. Asgari işçilik uygulaması sonucu belirlenen fark prim ve gecikme zammından sorumlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin davalarda, mahkemece davacının sorumlu olmadığı prim ve gecikme zammı/cezası miktarının Kurumca hesaplandığı tarih de gözetilerek hükümde açıkça gösterilmesi ve talep dikkate alınarak haklılık oranına göre yargılama giderlerinin hüküm altına alınması gerekir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan biçimde açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir hüküm kurulması gerekirken, hükmün infazında tereddüt uyandıracak biçimde, 39.945,47 TL tutarındaki prime gecikme zammı ve gecikme cezasının da dahil olduğu belirtilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1’inci bendinin silinerek yerine “Davanın kısmen kabulü ile Kurumun 24.06.2010 gün ve 9998810 sayılı yazısına konu 39.945,48 TL prim ve bu prim tutarı üzerinden 30.06.2010 tarihi itibariyle hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammından davacının sorumlu olmadığının tespitine, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 09.06.2016 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.
E.M