Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/20466 E. 2016/7875 K. 03.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20466
KARAR NO : 2016/7875
KARAR TARİHİ : 03.05.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, vergi kaydına istinaden 01/01/1983 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Dava, davacının vergi kaydına istinaden 01.01.1983 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının 04.10.2000-12.04.2013 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında bağ-kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, 1479 sayılı Yasa’ya 4956 sayılı Yasa ile eklenen Geçici 18. maddesinde “Bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 04.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağı ancak bu Kanuna göre zorunlu, sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıklarının, bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.4.1982-4.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak prim borçlarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içinde ödemek kaydıyla bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği bildirilmiştir. Aynı şekilde 8.5.2008 tarihli 5754 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanunun Geçici 8. maddesinde, “Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç diğer alt bentlerine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüğünün bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren başlayacağı; ancak, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) ve (3) numaralı alt bentlerine göre sigortalı sayılanlardan bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren sigortalılıkları başlatılanların, bu Kanunun yürürlük tarihi ile 4/10/2000 tarihi arasında geçen vergi mükellefiyet süreleri bulunmak kaydıyla, sigortalının bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde talepte bulunmak ve kendisine tebliğ edilen borçlanma tutarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içinde ödemesi halinde, bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği bildirilmiştir.

Somut olayda, davacının 01.02.2013 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden işe giriş bildirgesi uyarınca 01.03.2011 tarihi itibari ile esnaf bağ-kur sigorta tescilinin yapıldığı, 01.01.1983-devam şeklinde vergi kaydının, 04.01.1983-devam şeklinde oda kaydının, 24.11.1984-07.08.2005 tarihleri arasında esnaf sicil kaydının bulunduğu,davacının 01.01.1983-devam şeklinde vergi kaydının olması nedeni ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi ve 5510 sayılı Yasa’nın 4/1-b bendi kapsamında sigortalı sayılması gerekir ise de davacının zorunlu sigortalılık koşullarına sahip olduğu dönemde ve 1479 sayılı Kanunun Geçici 18. maddesinde ve 5510 sayılı Kanunun Geçici 8. maddesinde belirtilen sürede zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescili yönünde herhangi bir talebi bulunmadığı anlaşılmakla ve davacının 01.02.2003-28.02.2011 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalılığı olup, 3.2.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasanın 33. maddesi ile değiştirilen ve 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Yasanın sigortalılık hallerinin birleşmesi başlıklı 53/1. maddesi uyarınca ise bu tarihten önce başlayan sigortalılık geçerli olup, davacının 01.10.2008 tarihinden itibaren de 1479 sayılı Yasa uyarınca bağ-kur siğortalısı sayılamayacağı dikkate alındığında Kurum işlemi yerinde olup, davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine,
03.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

CC