YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21931
KARAR NO : 2016/6479
KARAR TARİHİ : 12.04.2016
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurum işleminin iptaliyle, kesilen aylığın yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsiline, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı; almakta olduğu ölüm aylığının, boşandığı eşi ile birlikte yaşadığından bahisle davalı Kurum tarafından kesildiğini beyanla Kurum işleminin iptalini, borçlu olmadığının tespini, aylığın yeniden bağlanmasını ve ödenmeyen aylıkların faizi ile birlikte ödenmesini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 30.01.1997 tarihinde boşandığı, davalı Kurum kontrol memurunun 25.03.2014 tarihli raporunda; davacının eski eşinin Turkcell faturalarının 2003-2005 yıllarındaki adresinin davacı ile eski eşin 2007 yılında beyan ettikleri Caddesindeki adres olduğu, mahallesi muhtarı tarafından da davacının 2011 yılında bildirdiği Deprem Konutları adresinde kiracılarının oturduğunun ve komşularının davacının eski eşi ile oturduğunu beyan ettiklerinin bildirildiği belirtilerek davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı kanaatine varıldığının belirtildiği, davacının ve eski eşinin ilgili nüfus müdürlüğüne 23.02.2007 tarihinde ikamet adresi olarak Cad.’nde bulunan adresi bildirdikleri, daha sonra davacı tarafından 02.03.2011 tarihinde Evleri’ndeki adresin, eski eş tarafından da 02.05.2014 tarihinde ‘nde bulunan adresin bildirildiği, muhtarının duruşmada verdiği ifadede; davacının komşusu olan … tarafından davacının eşinden boşanmasına rağmen eski kocası ile birlikte Deprem Konutlarında karı koca gibi yaşayarak birlikte oturduklarının beyan edildiğini, kendisinin de bu beyan doğrultusunda tutanak tutarak gönderdiğini beyan ettiği, duruşmada dinlenilen … tarafından ise; bu şekilde bir beyanının olmadığının beyan edildiği anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 59/2. maddesine göre; davalı Kurum’un denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.
…/…
Somut olayda ise; davacının aylığının kesilmesine dayanak yapılan denetmen raporunun, diğer kurumlardan alınan, ancak içerikleri fiili olarak araştırılmayan, yazı cevapları ile esas olarak muhtarı tarafından düzenlenen, ancak; tanık …’ın beyanları dikkate alındığında içeriği doğrulanamayan tutanağa dayandırılarak düzenlendiği, denetmen tarafından davacının ve eski eşinin yaşadıkları iddia edilen adreslerde fiilen bir araştırma yapılmadığı, 5510 sayılı Yasa’nın açık hükmü gereğince, davalı Kurum denetmeni tarafından usulüne uygun olarak yapılan bir araştırma ve düzenlenen bir tutanak bulunmadığı dikkate alındığında; sadece bir takım kurumlara yazılan yazı cevapları ve muhtar tarafından düzenlenen tutanak dayanak yapılarak aylık kesme işleminin yapılamayacağı göz ardı edilerek sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.