YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21941
KARAR NO : 2016/7309
KARAR TARİHİ : 25.04.2016
Davacı, 1994 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kurlu olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 1994 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile,01/04/1995 öncesine ilişkin talebin reddine, 01/04/1995-29/02/1996 arasında davacının sigortalı olduğu hususu davalı kurumun kabulünde olduğundan, bu hususta açılan dava konusuz kaldığından reddine, 01/03/1996-31/12/2002 arasında davacının Tarım Bağ-Kur Sigortalısı olduğunun tespitine, 31/12/2002 tarihinden sonraki taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, Bağ-Kur’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davalarında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması yada ürün tesliminin olması tek başına davanın kabulü için yeterli değildir. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti için öncelikle bir prim kesintisinin (tevkifat) bulunması gerekir. Yine bu prim kesintisini (tevkifatı) takip eden yıllarda, tarımsal faaliyete ilişkin olarak, hangi tarımsal ürünlerin yetiştirildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği, bu ürünlerden prim kesintisinin yapılıp yapılmadığı gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir.
…/…
Öte yandan ilk prim kesintisini izleyen yıllarda, prim kesintisi (tevkifat) veya ürün tesliminin iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilip, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının Kurum tarafından 01/04/1995-10/05/2005 tarihleri arası tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edildiği ancak prim borcu nedeniyle sigortalılığın durdurulduğu, teslim ettiği ürünlerden ilk defa Mart/1995 tarihi olmak üzere takip eden 1997, 1998, 1999, 2000 ve 2002 yıllarında prim kesintisinin yapıldığı,1996-10/05/2005 tarihleri arası kooperatif kaydının bulunduğu, Kurumun davacının kooperatif kaydının bittiği 10/05/2005 tarihi itibariyle sigortalılığı sonlandırdığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece verilen karar 01/04/1995 tarihinden önceki dönem yönünden doğrudur. Ancak diğer dönemler yönünden hatalı olmuştur. Öncelikle Kurum tarafından davacının, 01/04/1995-10/05/2005 tarihleri arası dönemde tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edildiği ancak prim borcu nedeniyle sigortalılığın durdurulduğu, dolayısıyla prim borcunu ödeyerek sigortalılığı her zaman elde etmesi mümkün olup, bu dönem yönünden hukuki yararı bulunmadığının dikkate alınmaması, 10/05/2005 tarihinden sonraki döneme gelince, prim kesintisi veya ürün tesliminin bulunup bulunmadığı, Kurum tarafından meslek kuruluş (kooperatif) kaydının bittiği tarih itibariyle sigortalılığı sonlandırılmış olup, davacının yeniden ziraat odası veya kooperatif gibi meslek kuruluşu kaydı yaptırıp yaptırmadığı, yine 6552 sayılı Yasa kapsamında prim ödeyip ödemediği husuları araştırılmadan sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş,
1-) davacının 01/04/1995-10/05/2005 tarihleri arası dönemde hukuki yararı bulunmadığından bu dönem yönünden davanın reddine,
2-) 10/05/2005 tarihinden sonraki döneme gelince, yukarıda belirtilen hususlara uygun ayrıntılı araştırma yapılarak prim kesintisi veya ürün tesliminin bulunup bulunmadığını, ziraat odası veya kooperatif gibi yeniden meslek kuruluşu kaydı yaptırıp yaptırmadığı, yine 6552 sayılı Yasa kapsamında prim ödeyip ödemediği hususları araştırılarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.