Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/3353 E. 2015/13042 K. 08.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3353
KARAR NO : 2015/13042
KARAR TARİHİ : 08.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk İş Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R
Dava, 07.04.2009 tarihli iş kazasında vefat eden sigortalının eş ve çocuğunun manevi zararının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davacı eş ve çocuk için ayrı ayrı 15.000,00’er TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden, 07.04.2009 tarihli zararlandırıcı olaya dair kusur raporu alınmadan karar verildiği anlaşılmıştır.
İşverenin, tazminattan sorumlu tutulması giderek, tazminat miktarının belirlenmesinde; meslek hastalığının tespit tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanunun 77. ve iş sağlığı ve güvenliği yönetmeliğinin öngördüğü önlemlerin işyerinde olup olmadığının saptanması ile mümkündür. Bu yön ise, başka bir anlatımla, işverenin kusurlu olup olmadığı, varsa kusur oranı, uzman bilirkişiler tarafından düzenlenecek kusur raporu ile, tespit edileceği yönü tartışmasızdır. Oysa, Mahkemece hakimlik mesleğinin gerektirdiği, genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olmayan, özel ve teknik bilgiyi gerektiren konuda bilirkişiye gitmeden, sorunun çözümlediği açık-seçiktir.
Yapılacak iş, işçi sağlığı iş güvenliği konularında uzman bilirkişilerden, İş Kanununun 77. Maddesi ile yönetmelik hükümleri göz önünde tutularak yöntemince kusur raporu almak, alınan raporu mevcut delillerle birlikte değerlendirmek, davacının ilk kararı temyiz etmemesine göre davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak durumunu da gözeterek yeniden bir karar vermekten ibarettir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 08/06/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.