Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/8059 E. 2016/6534 K. 12.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8059
KARAR NO : 2016/6534
KARAR TARİHİ : 12.04.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı …. vekili tarafından duruşmalı, davalı… Makine İnş.Gıda Teks.Pet.Nakl.Turz.Ot.San.Ve Tic.Ltd.Şti. vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenler ile temyiz kapsamı ve nedenlerine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının eşi ve çocuklarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, SGK yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalılar yönünden kabulü ile davacı eş yararına 139.423,12 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi, davacı çocuk Ali yararına 4.089,59 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi, davacı çocuk Semih yararına 9.433,71 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Somut olayda, zararlandırıcı iş kazasından sonra davalı …Ş. tarafından müteveffa sigortalıya 26.03.2007 tarihinde 6.000,00 TL, 30.03.2007 tarihinde 6.000,00 TL, 17.04.2007 tarihinde 10.000,00 TL yasal haklarından mahsup edilmek üzere imza karşılığı ödendiği, ayrıca davacı eşe 12.12.2012 tarihinde 10.000,00 TL daha ödeme yapıldığı,tüm bu ödemelerin tazminattan mahsubu gerektiğinin iddia edildiği, bilirkişi hesap raporunda ise davalı işverence müteveffa sigortalıya yapılan ödemelerin kendi aralarında değerlendirileceğinin, bu nedenle hak sahipleri lehine hesaplanan tazminattan indirim yapılmayacağının, davacı eş yönünden yapılan ödemenin ise tazminattan mahsuben yapıldığına dair bir kayıt olmadığı gibi eş tarafından ödemenin alınıp alınmadığı yönünde bir beyan da olmadığından yardım mahiyetinde olduğu kabul edilerek tazminattan mahsup edilmediğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Kural olarak işçiye veya hak sahiplerine yapılmış ödemenin bu miktar ile sınırlı olmak üzere bağlayıcılığı asıldır. Gerçek anlamda ödemeden söz edebilmek için tazmin edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunmaması koşuldur. Başka bir anlatımla ödemenin yapıldığı tarihteki verilerle hesaplanan tazminat ile ödenen miktar arasında açık oransızlık bulunmaması koşuldur. Ödemenin yapıldığı tarihteki verilerle hesaplanan tazminat ile ödenen miktar arasında açık oransızlığın bulunduğu durumlarda yapılan ödeme makbuz niteliğinde kabul edilebilir. Bu durumda ödemenin yapıldığı tarih gözönünde tutularak davacının karşılanmayan zararının uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanması böylece hesaplanacak miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunup bulunmadığını denetlemek, açık oransızlığın bulunması durumunda maddi tazminata ilişkin ödemeyi “kısmi ifayı içeren makbuz” niteliğinde kabul etmek ve yapılan ödemenin ödeme tarihindeki gerçek zararı hangi oranda karşıladığını saptamak, son verilere göre hesaplanan tazminat miktarından, yasal indirimler yapılmak suretiyle belirlenecek karşılanmayan zarardan davalı tarafın ödeme yapılan tarihe göre zararı karşılandığı oranda indirim yapmak daha sonra kalan miktara hükmetmek gerekir. Açık oransızlığın bulunmadığının tespiti halinde maddi tazminat talebinin tümden reddine karar vermek gerekir.
Yapılacak iş; dava konusu zararlandırıcı olay nedeniyle davalı işverence davacılara ödeme yapılıp yapılmadığı, varsa miktarı ve ne amaçla yapıldığı araştırılarak, ödemelerin ifa amacına yönelik olduğunun tespiti halinde, davacıların ödemenin yapıldığı tarihteki karşılanmayan zararlarını aktüerya uzmanı bilirkişi aracılığıyla saptamak, böylece hasaplanan miktarlar ile buna karşılık alınan meblağlar arasında açık oransızlığın bulunup bulunmadığını denetlemek, açık oransızlığın bulunması durumunda maddi tazminata ilişkin ödemeyi “kısmi ifayı içeren makbuz” niteliğinde kabul etmek ve yapılan ödemelerin ödeme tarihindeki karşılanmayan zararları hangi oranda karşıladığını belirlemek, hüküm tarihine en yakın tarihteki ücret artışları da gözetilerek davacı hak sahiplerinin maddi zararlarını bilirkişiye hesaplatmak, bulunan miktarlardan yasal indirimler yapılarak belirlenen karşılanmayan zararlardan davalı işverence ödeme yapılan tarihe göre zararın karşılandığı oranda indirim yapılarak kalan zarar miktarlarını hüküm altına almak, açık oransızlığın bulunmadığının tespiti halinde ise davacı eş ve çocuklar yönünden maddi tazminat taleplerinin reddine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine
12.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.