Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/9580 E. 2016/3159 K. 01.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9580
KARAR NO : 2016/3159
KARAR TARİHİ : 01.03.2016

Davacı, davalı işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, Feri Müdahil ve davalı vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacının davalı işyerinde 01.05.2008 – 15.03.2012 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davalı SGK yönünden 6552 sayılı Yasa’nın 64. maddesine göre karar verilmesine yer olmadığına, davanın davalı şirket yönünden kabulü ile; davacının davalı şirkette 2008 yılında 182 gün, 2009 yılında 206 gün, 2010 yılında 295 gün, 2011 yılında 264 gün, 2012 yılında 30 gün olmak üzere toplam 977 gün çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı adına davalı işyerince düzenlenen 18.11.2008 tarihli işe giriş bildirgesi bulunduğu ve 18.11.2008 – 15.03.2012 tarihleri arasındaki kısmi çalışmalarının davalı Kurum’a bildirildiği, mahkemece davacının işçilik alacağı talepleri hususunda tefrik kararı verildiği, davalı işyerine ait dönem bordroları dosya arasına alınmadan ve bordro tanıkları ile komşu işyeri tanıkları dinlenilmeden sonuca gidildiği, davalı tanıkları tarafından işyerinde yevmiye usulü çalışıldığının ve domates yetiştirilmeyen kış aylarında çalışma olmadığının beyan edildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda; davacının fiili çalışmaları tereddüte mahal bırakmayacak derece ortaya konulmadan eksik araştırma ve inceleme ile sonuca gidilmiştir.
Mahkemece yapılacak iş; davalı işyerinin talep edilen döneme ait bordrolarını dosya arasına alarak re’sen seçilecek bordro tanıklarını dinlemek, bordro tanıkları tespit edilemez ya da beyanları yeterli bulunmaz ise davalı Kurum’dan sorarak ya da zabıta marifeti ile talep edilen dönemde davalı işyerine komşu işyeri sahipleri ve bu işyerlerindeki çalışmaları kayıtlara geçmiş kişileri tespit ederek dinlemek, tanıklardan davacının davalı işyerinde ne iş yaptığını, davalı işyerindeki çalışmaların kapsam ve mahiyetini, mevsimlik olup olmadığını, ayrıca davacının yaptığı işin mevsimlik olup olmadığını sorarak açıklığa kavuşturmak, gerek görülür ise bu hususta zabıta araştırması yaptırmak, tefrik kararı verilen işçilik alacaklarına ilişkin dosyanın akıbetini araştırmak ve böylece toplanan deliller değerlendirilerek varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.

Öte yandan; davanın 6552 sayılı Yasa’dan önce 07.07.2014 tarihinde açıldığı ve Yasa’nın 64. maddesi gereğince davalı Kurum’un davanın açıldığı tarihte fer’i müdahilliğinin söz konusu olmadığı göz ardı edilerek davalı Kurum’un fer’i müdahilliğine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davalıya iadesine, 01.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.