YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/166
KARAR NO : 2016/12442
KARAR TARİHİ : 11.10.2016
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle 399.169,39 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalı vekilince istenilmesi ve duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11.10.2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı vekili Avukat … ile karşı taraf vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tespit edildi.
KARAR
1-Dava 17.08.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, Davacı Eş için 242.128,68 TL maddi tazminat ve 25.000 TL manevi tazminat, Davacı Çocuk … için 2.351,30 TL maddi tazminat ve 15.000 TL manevi tazminat,Davacı çocuk … için 3.720,13 TL maddi tazminat ve 15.000 TL manevi tazminat, Davacı çocuk … için 12.146,19 TL maddi tazminat ve 15.000 TL manevi tazminat, Davacı çocuk … için 23.823,09 TL maddi tazminat ve 15.000 TL manevi tazminat, Davacı çocuk … için 15.000 TL manevi tazminat, Davacı çocuk … için 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, Davacı çocuklar … ve …’nın maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Zararlandırıcı olaya maruz kalan işçinin, davalı işveren şirkette TIR şoförü olarak çalıştığı, olay günü akşam saatlerinde şirket merkezinde kalarak alkol aldığı, dinlenmek için işyeri içerisinde inşaatı devam eden binaya çıkarak bu binanın 2. katına yatak sererek dinlendiği, gece vakti merdivenlerden inerken dengesini kaybetmesi üzerine, korkuluksuz merdivenlerden, merdiven boşluğuna düşmek suretiyle vefat ettiği, olay sırasında kanında 154 promil düzeyinde alkol bulunduğu ve bu orandaki alkolün düşmesinde etkili bulunduğu dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Mahkemece davalı işveren şirketin %75, kazalının ise %25 oranında kusurlu bulunduğu 21.07.2014 ve 07.10.2014 günlü kusur bilirkişi raporları hükme dayanak alınmış ise de varılan bu sonuç hatalı olmuştur.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu olay tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanununun 77.maddesinin açık buyruğudur.
Oysa hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; bilirkişiler, İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde, saptamadıkları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kusur raporunun, İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte bulunduğu söylenemez.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı olan 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 77. maddesinde; “Her İşverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olacağı” Yine İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün 2.maddesinde “ Her işverenin, işyerinde işçilerinin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için, bu Tüzükte belirtilen şartları yerine getirmek araçları noksansız bulundurmak gerekli olanı yapmakla yükümlü olduğu” 4.maddesi ise “…İşverenin, işyerinde, teknik ilerlemelerin getirdiği daha uygun sağlık şartlarını sağlaması;… iş kazalarını önlemek üzere işyerinde alınması ve bulundurulması gerekli tedbir ve araçları ve alınacak diğer iş güvenliği tedbirlerini devamlı surette izlemesi gerektiği” belirtilerek işverenin iş yerinde, işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili her türlü tedbirleri alması ve izlemesi gerektiği bildirilmektedir.
Bu bilgiler ışığında tartışılması gereken husus, somut olayda iş kazasının oluşmaması için işverenin ne gibi bir tedbir alması gerektiği meselesidir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davacının işveren şirkete ait işyerinde bulunduğu gece saatlerinde alkol aldığı, yapımı devam eden, henüz tamamlanmamış ve güvenlik önlemi alınmamış olan inşaat içerisinde konakladığı, gece vakti kanında alkol düzeyi 154 promil iken, merdivenlerden aşağıya indiği sırada düşerek vefat ettiği, dikkate alındığında dosya kapsamında alınan, kazalı işçiye %25, davalı işveren şirkete %75 kusur isnat eden kusur raporlarının olayın oluş şekline uygun olmadığı anlaşılmıştır.
Yapılacak iş; yukarıdaki açıklamalar dikkate alınarak, davalı işveren şirketin mevzuata göre alması gereken tedbirler ile kazalı işçi davranışlarının iş kazasının gerçekleşmesindeki etkisi dikkate alınarak iş güvenliği uzmanı bilirkişi heyetinden, olayın oluşuna uygun kusur raporu almak, verilen raporu dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirmek ve çıkacak sonuca göre, karar vermekten ibarettir.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.350 TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 11.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.Başkan