Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/2588 E. 2016/6385 K. 11.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2588
KARAR NO : 2016/6385
KARAR TARİHİ : 11.04.2016

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar ile davalılardan vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacılar ile davalılardan ve vekillerinin temyiz itirazları yönünden;
Dava, iş kazası sonucu sigortalının vefatı nedeniyle yakınlarının (anne, baba ve çocuğun) maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacılar murisi sigortalı 03.06.2009 tarihinde davalı firmasında otobüs hostesi olarak çalıştığı, sigortalının bulunduğu plakalı otobüsün davalı firmasına kiralanmış olduğu ve davalı sevk ve idaresinde bulunduğu halde mevkiinde sol şeritten giderken orta şeritten sollama yapmak üzere sol şeride çıkan diğer davalı firmasına ait ve davalı ‘in idaresindeki plakalı kamyon ile çarpıştığı, çarpışma sonucu otobüs içerisinde bulunan sigortalı vefat ettiği anlaşılmıştır.
İş kazalarında olay, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik İlkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş aktinden doğan işçiyi gözetme ( koruma ) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu’nun 77. maddesinin açık buyruğudur.
./..

İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işverenin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K.sayılı kararı da aynı yöndedir )
Somut olayda, kazalı vefatı nedeniyle karara bağlanan Karar sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 05.10.2010 tarihli raporda otobüs şoförün, kamyonun orta şeritten sol şerite geçmesi üzerine kaza yaptığı olayda alabileceği herhangi bir önlem olmadığından kusursuz olduğu, Kamyon şoförü ‘in ise sol şeritten gelen aracı kontrol etmeyerek şerit değişikliği yapması nedeniyle olayda asli ve tamamen kusurlu olduğunun kabul edildiği, Ceza Mahkemesince Bilirkişi heyetinden alınan 25.09.2011 tarihli raporda ise otobüs şoförü tali, kamyon şoförü ise asli kusurlu olduğunun kabul edildiği, Ceza Mahkemesince raporlar arasında çelişki giderilmeksizin 25.09.2011 tarihli heyet raporuna itibar edilerek hüküm kurulduğu, Mahkemece Makine Mühendisliği Fakültesi Öğretim üyesinden alınan 23.12.2011 tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda ise Ceza dosyasındaki heyet raporuna benzer mahiyette Kamyon Sürücüsü ‘in şerit değiştirmeden önce gireceği şeridi kontrol etmeyerek trafiği aksatacak şekilde şerit değiştirme eylemi nedeniyle % 75, Otobüs sürücüsü ın ise kamyonun başka bir aracı solladığını fark etmesi halinde kamyonu uyarması ve süratini azaltması gerektiğinden %25 kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Ceza Dosyası içerisinde Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporla, 25.09.2011 tarihli heyet raporu arasında çelişkinin bulunduğu, mahkemece tek bilirkişiden alınan 23.12.2011 tarihli raporda ise çelişkiyi giderici mahiyette tespite yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; zararlandırıcı olay tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşullar göz önünde tutularak, Ceza Dava Dosyasının tamamının dosya arasına getirtilerek, dosyanın konusunda uzman 3 kişilik iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak bilirkişi heyetine incelettirilerek, raporlar arasında çelişki giderilmek suretiyle olayın oluşuna uygun tarafların kusur ve sorumluluklarının belirlenerek sonuca gidilmesiyken; yetersiz raporu hükme esas alarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılardan ile bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli davacılar ve temyiz eden davalılar vekillerinin sair temyiz itirazları incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar ile davalılardan ve temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ve iadesine, 11.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi