Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/3096 E. 2016/8682 K. 24.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3096
KARAR NO : 2016/8682
KARAR TARİHİ : 24.05.2016

MAHKEMESİ : İzmir 14. İş Mahkemesi

Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 15/05/1990 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava; davacının sigorta başlangıç tarihinin 15.05.1990 olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının 17533 sicil numaralı işyerinde 15.05.1990 tarihinde çalışmaya başladığının, sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 29.10.1996 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 29.10.1978 doğum tarihli davacı adına düzenlenen 15.05.1990 tarihli işe giriş bildirgesi bulunduğu, davacının hizmet cetvelinden davalı Kurum kayıtlarına geçen ilk çalışmasının 01.02.1994 tarihinde olduğu anlaşılmaktadır.
İhtilaf tarihinde geçerli olan 506 sayılı Yasa’nın 60/G maddesi, “Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak, bu tarihten önceki süreler için ödenen Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.” hükmünü içerirken yine aynı yasanın Geçici 54.maddesinde “01/04/1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescil edilmiş olanlar hakkında 60 ıncı maddenin (G) fıkrası hükmü uygulanmaz.” hükmü düzenlenmiştir.
Bu itibarla mahkemece; 506 sayılı Yasa’nın 60/G maddesi uygulanarak sonuca gidilmesi doğru ise de; eldeki davanın tespit davasının bir türü olması nedeniyle dinlenebilmesi (esasına girilebilmesi) için diğer genel dava şartları yanında davacının bu davayı açmakta hukuki yararı (menfaatı) bulunması gerektiği, davacının hizmet cetvelinden 01.02.1994 tarihinde davalı Kurum’a sigortalı olarak ilk bildiriminin yapıldığı, böylece mahkemece davacının sigortalılık başlangıcı olarak kabulüne karar verilen 29.10.1996 tarihinin söz konusu tarihten sonra olması nedeni ile davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı göz ardı edilerek karar verilmesi isabetsiz olmuştur.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.