Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/412 E. 2016/6694 K. 14.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/412
KARAR NO : 2016/6694
KARAR TARİHİ : 14.04.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, 13.10.2012 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalının eş ve çocuklarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davalı … Ltd. Şti. Yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı eşin maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, davacı çocukların maddi tazminat taleplerinin kabulüne, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; meydana gelen olayda % 40 oranında alt işveren …’in, % 35 oranında asıl işveren ……Ltd. Şti.nin, % 25 oranında kazalının kusurlu oldukları, hükme esas alınan 12.01.2015 tarihli hesaba ilişkin bilirkişi raporunda 5510 sayılı Yasanın 39. maddesine dayanılarak belirlenen zaradan ilk peşin sermaye değerinin yarısının tenzil edildiği anlaşılmaktadır.
Dava nitelikçe Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkindir. Bu tür davalarda öncelikle zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi, sonrasında ise haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir bölümünün tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.
Davaya konu iş kazası, 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra meydana geldiğinden, Kurumca rücu edilebilen peşin değer; kusurlu olan işveren bakımından 5510 sayılı Kanunun 21/1, kusurlu üçüncü kişiler bakımından ise aynı yasanın 21/4 maddesine göre belirlenmelidir.
Somut olayda, davacılara iş kazası sigorta kolundan bağlanan gelir kısa vadeli sigorta kollarından bağlanan gelir olmasına rağmen hükme esas alınan hesaba ilişkin biirkişi raporunda uzun vadeli sigorta kollarından bağlanan gelirmiş gibi değerlendirilmesi ve asıl ve alt işverenlerin kusurlu bulunmalarına rağmen 3. kişiler kusurluymuş gibi ilk peşin sermaye değerlerinin yarısının indirilmesi hatalı olduğundan hak sahiplerine bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerlerinin davalı alt ve asıl işverenlerin kusurları oranında (% 75) indirilmesi suretiyle sigorta tahsisleri ile karşılanmayan zararın belirlenmesi gerektiği açıktır.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan ve özellikle ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir bölümünün hesaplanmasında yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan; davalı . … Ltd. Şti. Yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirmesine rağmen lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi de hatalı olmuştur.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine 14.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.