YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4528
KARAR NO : 2016/8632
KARAR TARİHİ : 23.05.2016
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Türk vatandaşı olarak yurtdışında çalıştığı süreleri 3201 sayılı Yasa gereğince borçlanma yapabileceğinin ve yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, aksi yöndeki Kurum işleminin iptali ile davacının yurt dışında Türk vatandaşı olarak geçen süreyi başvuru tarihinde Türk vatandaşı olma koşulu aranmaksızın 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma hakkı olduğunun tespiti ile 01.08.2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulanabileceğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, “davacının Türk Vatandaşı olarak yurt dışında çalıştığı sürelerin 3201 Sayılı Yasa gereğince borçlanma bedelinin ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren emekliliğe hak kazandığının tespitine, bunun aksine ilişkin kurum işleminin iptaline” karar verilmiştir.
Somut olayda, 10.07.1955 doğumlu davacının 15.12.1999 tarihinde izinle Türk vatandaşlığından çıktığı, 01.06.1988 tarihinden itibaren Almanya’da sigorta kapsamında olduğu, 31.07.2013 tarihli borçlanma başvurusunun talep tarihinde Türk vatandaşı olmadığı gerekçesiyle reddedildiği, ülkemizde sigortalı tescilinin bulunmadığı, davacının bozma ilamımızdan sonra 10.11.2015 tarihinde 3610 gün yurt dışı borçlanması yaptığı anlaşılmaktadır.
3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un 5.maddesine 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun’un 79.maddesi ile eklenen (yürürlük tarihi 08.05.2008) 4.fıkraya göre “Yurt dışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.”
Somut olayda, mahkemece davacının yaşlılık aylığı şartlarına haiz olup olmadığının irdelenmediği, davacının borçlanma talep tarihinden önce Türkiye’de 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi kapsamında sigortalılığının bulunup bulunmadığının araştırılmadığı anlaşılmaktadır. Davacının borçlanma talep tarihinden önce Türkiye’de 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi kapsamında sigortalılığının bulunmaması halinde 3201 sayılı Kanun’un 5.maddesinin 4.fıkrasına göre yurtdışı hizmet borçlanmasına ait sürelerin 5510 sayılı Kanun’un (4/1-b) bendi kapsamında sigortalılık haline göre geçmiş sayılması gerekmekte olup bu durumda davacı yaşlılık aylığı şartlarına haiz değildir.
Yapılacak iş, davacının borçlanma talep tarihinden önce Türkiye’de 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi kapsamında sigortalılığının bulunup bulunmadığı araştırılarak yukarıda yapılan açıklamalar ışığı altında davacının yaşlılık aylığı şartlarına haiz olup olmadığı değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.