YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4573
KARAR NO : 2016/5984
KARAR TARİHİ : 05.04.2016
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 26.09.2010-20.05.2011 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacının davalı işyerinde 26.09.2010 – 20.05.2011 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen ilk karar Dairemizin 24.03.2015 Tarih ve 2014/10636 E, 2015/6149 K sayılı kararı ile; her ne kadar mahkemece bordro tanıklarının davacının işe başlama tarihini tam olarak beyan edemedikleri, davacı tanığı… de beyanlarının soyut olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de; dinlenilen tanıklar davacının işe başlama tarihi ile ilgili net beyanlarda bulunamamış iseler de bordrolarda isimleri bulunan diğer kayıtlı çalışanlar dinlenilmeden, dinlenilen tanıkların da beyanları detaylandırılmadan sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek bozulmuş, bozma kararına uyan mahkemece son olarak; davacının davalı işverene ait 131145 sicil sayılı iş yerinde 26.09.2010 – 25.11.2010 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı eylemli günün asgari ücretine göre çalıştığının tespitine, davacının davalıya ait işyerinde 2011 yılı 3. ayında bildirilen sürenin dışında 17 gün daha 2011 yılı 5. ayında 6 gün daha hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmişse de; davacının 26.11.2010 – 20.05.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarının davalı Kurum’a bildirildiği ve bu döneme ait ücret bordrolarında davacının imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla; davacının 2011 yılı 3. ayında bildirilen sürenin dışında 17 gün daha, 2011 yılı 5. ayında 6 gün daha hizmet akdi ile çalıştığının tespitine dair karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK’nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’un 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; hüküm fıkrasının 1-5 arası bendleri silinerek yerine;
“ Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile,
Davacının davalı işverene ait 131145 sicil sayılı iş yerinde 26.09.2010 – 25.11.2010 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak günün asgari ücreti üzerinden çalıştığının tespitine,
27,70 TL karar ve ilam harcından peşin tahsil olunan 18,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 9,30 TL harcın davalı işverenden tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan toplam 36,80 TL harç giderinin davalı işverenden alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan; tanıklık ücreti gideri 300,00 TL, bilirkişi gideri 220,00 TL, tebligat gideri 207,00 TL ve müzekkere gideri 48,65 TL olmak üzere toplam 775,65 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 258,55 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince 1.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan …’e iadesine 05.04.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.