Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/4693 E. 2016/10200 K. 20.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4693
KARAR NO : 2016/10200
KARAR TARİHİ : 20.06.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının meslek hastalığı nedeniyle fark maluliyetine ilişkin sigortalının maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile, sigortalının pnömokonyoz meslek hastalığı nedeniyle tespit edilen maluliyetinin %36’dan % 78’e yükselmesi nedeniyle % 42 fark maluliyeti nedeniyle ise 26.360,00 TL maddi tazminatın maluliyetin artış tarihi olan 06.12.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalından alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı …’in yargılamanın devamı esnasında 31.03.2015 tarihinde vefat ettiği nüfus kaydından anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda ise anılan davacının maddi zararı PMF tablosuna göre bakiye ömrü dikkate alınmak suretiyle hesaplanmıştır. Bilinen varken varsayıma dayalı olarak hesap yapılması mümkün değildir. Bu duruma göre de davacı …’in maddi zarar hesabının bakiye ömür süresi dikkate alınarak PMF tablosuna göre değil, vefat ettiği 31.03.2015 tarihine göre yapılması gerektiği açıktır.
Yapılacak iş, davacı …’in maluliyet artış tarihi ile ölüm tarihi arasındaki zararlarını yeniden hesaplatmak, bu zarardan TBK’nun 55. Maddesi dikkate alınarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan fiili ödemelerin rücu edilebilir bölümünü indirmek ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.

Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 20.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.