Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/5353 E. 2016/6730 K. 14.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5353
KARAR NO : 2016/6730
KARAR TARİHİ : 14.04.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 27/05/2004 – 27/05/2010 tarihleri arasında prime easas kazancının 1.330,00 TL olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri kapsamında hizmet tespitine yönelik davalarda, davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliği dikkate alınarak, ücretin ve davalı Sosyal Güvenlik Kurumu’na, davalı işveren tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla, prime esas kazancın tespitinde, gerçek ücretin esas alınması koşuldur.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden;davalı işyeri tarafından 26.05.2004-11.12.2004 ile 15.02.2005-31.05.2010 tarihleri arasında davacı adına hizmet bildiriminde bulunulmuş olduğu, 2009/1-11.aylara ilişkin imzalı ücret bordrolarının dosyaya sunulduğu, bordroların davacının bildirimleri ile uyumlu olarak asgari ücret üzerinden düzenlendiği, iş sendikalarından emsal ücretlerin sorulduğu, davacı ve davalı tanık beyanlarının alındığı anlaşılmaktadır.
Davacı işçi, davalı işyerinde nitelikli işçi (işletme müdürü ) olarak çalıştığını ileri sürmektedir.
Nitelikli ve tecrübeli bir işçinin, yaptığı işin özelliğine göre asgari ücret üzerinden ücret alması, hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu durumun belirlenmesi halinde, işveren tarafından asgari ücret üzerinden düzenlenen belgelerin aksinin kanıtlanamayacağı düşünülemez.

Somut olayda; mahkemece çelişkili tanık beyanları ile sonuca gidildiği anlaşılmakla davacının davalı işyerinde nitelikli işçi pozisyonunda çalıştığı iddiası şüpheden uzak olarak belirlenmeden, yeterli emsal ücret araştırması yapılmayarak da davacının sigorta primine esas ücreti hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde sağlıklı bir biçimde belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş, işverenin bordrolarında kayıtlı diğer işçilerin beyanına başvurmak, davacının davalı işyerinde tam olarak ne iş yaptığını, görevinin ne olduğunu tespit etmek,işverenin yaptığı bildirimler ile çalışan işçilerin niteliklerini de karşılaştırarak, işverenin çalıştırdığı işçilerin kıdem ve pozisyonuna göre gerçek ücreti üzerinden bildirilip bildirilmediği üzerinde durmak, davacının asgari ücret ile çalışması olağan olmayan nitelikli bir işçi olup olmadığını, nitelikli bir işte çalıştırılıp çalıştırılmadığını, nitelikli bir işte çalıştırılıyorsa davacının Kurumla olan ilişkide resmi belge düzenleme yetkisi olup olmadığını belirlemek, evrak düzenleme yetkisinin olmadığı ve asgari ücretle çalışmasının olağan olmadığı belirlendiği takdirde, işverenin aynı pozisyondaki işçilere ödediği ücretlerin gerçeğe uygun olup olmadığını değerlendirmek, bu bildirimlerin gerçeğe uygun olduğunun belirlenmesi halinde, bu ücretleri esas almak, aksi takdirde benzer işi yapan işyerlerinden, gerektiğinde ilgili meslek odasından emsal ücret araştırması yaparak, elde edilecek sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan …’a iadesine, 14.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.