Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/5850 E. 2016/7439 K. 26.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5850
KARAR NO : 2016/7439
KARAR TARİHİ : 26.04.2016

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve temyiz nedenlerine göre davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu oranında sürekli iş göremezliğine maruz kalan kazalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda taleple bağlı kalınarak tazminat alacağının olay tarihi olan tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
Yargıtay incelemesinden geçerek bozma kapsam dışı kalan hususlar kesinleşir ve kesinleşen bu hususlarda yeniden hüküm tesisinde hukuki yarar bulunmayacağı açıktır.
Somut olayda Mahkemece verilentarihli kararların temyiz incelemelerinde davacının manevi tazminat davası(talebi) bakımından herhangi bir bozma nedeni belirtilmemiş, bilakis bu davaya(talebe) dair temyiz itirazları reddolunarak Mahkemece davacı yararına hükmolunan tutarlı manevi tazminat hükmü kesinleştirilmiştir. Halin böyle olmasına göre tarihli son karar ile davacının kesinleşen manevi tazminat istemi bakımından yeniden hüküm tesisinin doğru olmayacağı ortadadır.
…/…
O halde davalı şirketin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından karar bozulmamalı HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda yapılan açıklama gereğince tarihli kararın hüküm fıkrasında yer alan;
tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda taleple bağlı kalınarak maddi tazminat alacağının olay tarihi olan 10/08/2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte,
manevi tazminat alacağının olay tarihi olan tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte (ödendiği taraflarca beyan edilmiştir ),
Davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine,
Alınması gerekli 1 harçtan peşin alınan ile ıslah sırasında alınan mahsubu ile bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan vekalet ücreti ile manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan red edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” dair maddelerin silinerek yerine ;
“Maddi tazminat davası bakımından tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda taleple bağlı kalınarak maddi tazminat alacağının olay tarihi olan tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte,davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Manevi tazminat davası bakımından bozma kapsam dışı kalıp kesinleşmekle yeniden karar verilmesine yer olmadığına
Alınması gerekli harçtan peşin alınan ile ıslah sırasında alınan mahsubu ile bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” maddelerinin yazılması ile kararın düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, 26.04.2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.