Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/5964 E. 2016/7313 K. 25.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5964
KARAR NO : 2016/7313
KARAR TARİHİ : 25.04.2016

Davacı, kesilen yetim aylığının yeniden bağlanmasına, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının ölüm aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir
Dairemizin, E.K. sayılı bozma ilamları üzerine,
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, Kurumun açtığı itirazın iptali davasının reddine karar verilmiştir
Davanın yasal dayanağını oluşturan ve 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın 56. maddesinin son fıkrasında “ Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır” kuralı getirilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 25/05/1972 tarihinde evlendiği, 01/05/2007 tarihinde boşandığı, vefat eden babasından dolayı davacıya ölüm aylığı bağlandığı, Kuruma yapılan ihbarda davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının belirtildiği, 19/10/2009 tarihli Kurum görevlilerince düzenlenen durum tespit raporunda, beyanda bulunan muhtar davacının boşandığı eşiyle birlikteyaşadığını, maaş almak için boşandığını, bu durumu tüm köylünün bildiğini, yine raporun çevre araştırması bölümünde isim ve imza vermeyen şahıslar davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının belirttikleri, öte yandan kolluk görevlilerine beyanda bulunan iki şahısta, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığını, hiç bir zaman ayrılmadıklarını belirttikleri, Kurum tarafından düzenlenen rapor dikkate alınarak davacıya bağlanan maaşın kesildiği, ayrıca Kurum ve kolluk görevlilerine beyanda bulunan şahıslar, mahkeme huzurundaki beyanlarında, tarafların ayrı yaşadıklarını, tutanak içeriğinin doğru olduğunu, görevliler geldiğinde davacının boşandığı eşiyle birlikte olduğunu, daha sonra boşandığı eşinin başka yere taşındığını belirttikleri, davacı tarafından gösterilen tanıklar ise davacının ayrı yaşadığını belirttikleri anlaşılmaktadır.
Somut olayda, Kurum görevlilerince düzenlenen tespit raporu ve kolluk tarafından alınan ifadelere göre, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı sabittir. Bu nedenle, Kurumun 5510 sayılı Yasa’nın 56/son maddesine göre davacının ölüm aylığını kesme işlemi yerindedir. Kurum ve kolluk görevlilerine beyanda bulunan muhtar ve diğer kişiler, her ne kadar yargılama sırasında kısmen farklı beyanda bulunmuşlar ise de, bunu haklı ve kabul edilebilir bir sebebe dayandıramadıkları görülmektedir. Kaldı ki bozma sonrası yapılan araştırmada toplanan deliller, bozma öncesinde davacının aleyhine olan tutanak ve diğer delilleri ortadan kaldıracak nitelikte değildir. Dolayısıyla bu hususlar dikkate alınıp davanın reddi yerine yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.