YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6068
KARAR NO : 2016/8056
KARAR TARİHİ : 04.05.2016
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 3.500.00 TL tedavi giderinin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın usulden reddine karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Yerel Mahkeme, Davalı kurum (SGK) vekilinin yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusunda yeni bir karar verilmesine ilişkin talebinin reddine karar vermiştir.
6100 sayılı HMK’nun 20/1. maddesinde “Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir” hükmü yer almaktadır.
Ancak yargı yolunun caiz olmadığı gerekçesiyle verilen görevsizlik kararları anılan madde hükmünde belirtilen tipiklikte bir görevsizlik kararı değildir ve dosyanın talep üzerine farklı yargı yolu merciine gönderilmesi ve davaya da o yer yargı merciince devam edilmesi söz konusu değildir. Farklı yargı yolu mercilerinde görülen davalar, ilgilisine hak düşürücü süreler kapsamında bazı haklar tanısa da birbirinin devamı niteliğinde davalar sayılamazlar. Anılan maddede belirtilen görevsizlik ve gönderme kararlarının aynı yargı yolu içindeki farklı mahkemeler arasında uygulanabileceği gözden kaçırılmamalıdır.
Hal böyle olunca, davalı vekilinin ek kararı süresinde temyiz ettiği anlaşıldığından Yerel Mahkemenin yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda karar verilmesine ilişkin talebin reddine dair EK KARARININ BOZULARAK KALDIRILMASI ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432/son maddesi gereğince asıl hükmün temyizini amaçlayan temyiz itirazlarının incelenmesi gerekir.
2-Dava, kurum işleminin iptali ve alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan “yargı yolunun caiz olmaması” nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, HMK 331/2. maddesi gereği yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Oysa, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesinde “Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda mahkemece, HMK m. 114/1-b’de belirtilen “yargı yolunun caiz olması” dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiğine göre, davalı Kurum lehine tarifenin 7/2. maddesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile vekalet ücretine hükmedilmemesi usule uygun değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2013/587 E, 2014/125 K, 19.02.2014 T)
Yine yargılama giderlerinin de davacı üzerinde bırakılması gerekmektedir.
Ne var ki bu aykırılıklar bozma sebebi yapılmamış, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin yeni hüküm fıkraları eklenerek kararın düzeltilmesi ile yetinilmiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; kararın yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin (2) noluhüküm fıkrasıtümüyle silinerek yerine “2- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi gereğince1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı Kuruma ödenmesine, 3- Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4- davacı tarafından yatırılan gider avansından karar kesinleşene kadar yapılacak masraflar mahsup edilerek arta kalan miktar olduğu taktirde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine” şeklinde 2, 3 ve 4 nolu fıkralar yazılarak DÜZELTİLMESİNE, kararın bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 04/05/2016 gününde oy birliğiyle ile karar verildi.