Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/6208 E. 2016/9716 K. 13.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6208
KARAR NO : 2016/9716
KARAR TARİHİ : 13.06.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, yurt dışında geçen hizmetlerinin 3201 sayılı Yasa’ya göre borçlanma hakkının bulunduğunun tespitine, karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının yurtdışında Türk vatandaşı olarak geçen süreyi borçlanma talep tarihinde Türk vatandaşı olma şartı aranmaksızın 3201 sayılı Yasa’ya göre borçlanma hakkı bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 29.02.1991-12.08.1999 tarihleri arasındaki yurt dışı hizmetlerinden dolayı yurt dışı hizmet borçlanması hakkı bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.
3201 sayılı Kanun’un 6552 sayılı Kanunla değişik 1.maddesine göre “Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin yurt dışında 18 yaşını doldurduktan sonra, Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.”
Somut olayda, davacının 03.09.1991-12.08.1999 arasında yurtdışında geçen sigortalılık süreleri ile bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik sürelerinden dilediği kadarını borçlanma hakkı bulunduğu halde bu husus dikkate alınamadan tespite karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’un 370/2 maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının (1.) bendinde yer alan “29.02.1991-12.08.1999” tarihlerinin silinerek yerine “03.09.1991 – 12.08.1999” rakamlarının yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 13/06/2016 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.