YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6701
KARAR NO : 2016/6913
KARAR TARİHİ : 19.04.2016
Davacı, asgari ücretle çalıştığının ve hizmetinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ve davalılardan Kurum vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 24.11.2007 – 10.05.2008 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalıya ait işyerinde 24.11.2007 – 07.12.2007 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
HMK’nın “yargılama giderlerinin kapsamı” başlığını taşıyan 323. maddesinde yargılama giderlerinin hangi kalemleri kapsadığı tek tek sayılmış, “yargılama giderlerinden sorumluluk” başlığını taşıyan 326. maddede “kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği,” “yargılama giderlerine hükmedilmesi” başlığını taşıyan 332. maddesinde ise “yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği, yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümün hüküm altında gösterileceği,” hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda; davacı adına, davalı işveren adına tescilli sicil numaralı işyerinden 08.12.2007 – 10.03.2008 tarihleri arasında ve 1008739 sicil numaralı işyerinden de 11.03.2008 – 11.05.2008 tarihleri arasında çalışmanın bildirildiği, davacının talebine göre bildirilmeyen dönemin 24.11.2007 – 07.12.007 tarihleri arasındaki çalışma olduğu ve davacı tarafından bu çalışmanın tespitinin talep edildiği, Mahkemece talep doğrultusunda karar verildiği, buna rağmen kısmen kabul denilerek davalılar lehine vekalet ücretine hükmedildiği görülmüştür.
Mevcut bildirimler ve davacı talebine göre, kurulan hüküm kabul niteliğinde olmasına rağmen kısmen kabul denilerek davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HUMK’un 438/7. maddesi gereğince, hükmün kabul olduğunun belirtilmesi ve davalılar lehine hükmolunan vekalet ücretinin çıkarılması suretiyle düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
a) Hüküm fıkrasının, “DAVANIN KISMEN KABULÜ ile,” şeklindeki 1. paragrafındaki “KISMEN” sözcüğünün silinmesine,
b) Hüküm fıkrasının, “2-) Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,” şeklindeki 2. bendinin tamamen silinmesine,
c) Hüküm fıkrasının davalılar lehine vekalet ücreti öngören, “7-) Davalılar vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,” şeklindeki 7. bendinin tamamen silinmesine,
hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 19.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.