Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/6780 E. 2016/7346 K. 26.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6780
KARAR NO : 2016/7346
KARAR TARİHİ : 26.04.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaline, borçlu olmadığının tespitine, haksız icra takibinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R

Dava; davacı adına düzenlenmiş ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın 7 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra tarihinde açıldığı belirtilerek, davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 80/5 ve 6183 sayılı Yasa’nın 58. maddeleri ile İİK’nun 72. maddesidir. 506 sayılı Yasa’nın 80/5. maddesine göre “Kurumun, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Yasa’nın uygulanmasında Maliye Bakanlığı, diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır. 6183 sayılı Yasa’nın 58/1. Maddesine göre ise, “ Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu (İş Mahkemesi) nezdinde itirazda bulunabilir.
Dava konusu olayda; ödeme emrinin 16.04.2015 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davanın 24.04.2015 tarihinde açıldığı konusunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, davanın süresinde açılıp açılmadığına ilişkindir.
HMK’nın 92/1. maddesi uyarınca; “Süreler gün olarak belirlenmiş ise tebliğ veya tefhim edildiği gün hesaba katılmaz ve süre son günün tatil saatinde biter.” Aynı Yasanın 93. maddesine göre ise; “Resmî tatil günleri, süreye dâhildir. Sürenin son gününün resmî tatil gününe rastlaması hâlinde, süre tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter.”
Somut olayda; ödeme emri davacıya 16.04.2015 tarihinde tebliğ edildiğinden, ödeme emrinin iptali için 7 günlük dava açma süresi 17.04.2015 tarihinde başlar ve 23.04.2015 tarihinde sona erer. Ancak 2429 sayılı Ulusal Bayram Ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2. maddesi uyarınca “23 Nisan günü Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” olup tatil günüdür. Bu nedenle, 7 günlük dava süresinin son gününün resmi tatil olması nedeniyle takip eden 24.04.2015 tarihinde açılan dava süresindedir.
Buna göre; ödeme emrinin iptaline yönelik davanın süresinde açıldığının kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken davanın süresinde açılmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir.
Mahkemece, bu hukuki ve maddi olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş; davanın süresinde açıldığını kabul ile, işin esasına girip bir karar vermekten ibarettir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 26.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.