Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/6875 E. 2016/9423 K. 09.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6875
KARAR NO : 2016/9423
KARAR TARİHİ : 09.06.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/01/1983-16/07/2008 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi ve davalılardan Service vekilince de temyize cevap dilekçesiyle duruşma talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, pasif husumet (davalı sıfatı) yokluğu gerekçesiyle dava şartı noksanlığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Temyize konu uyuşmazlık, taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi ve iş sözleşmesi bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı vekili, davalı şirketin İncirlik Askeri Üssünde görev yapan ABD askeri personeline hizmet sunan müteahhit şirket olduğunu, müvekkilinin uzun yıllar ev hizmetleri ve çocuk bakıcısı vb işlerde davalı şirkete bağlı olarak çalıştığını ileri sürmüştür.
Davalı şirket vekili, davacının Amerikalı ailelerle bizzat anlaşarak onların evlerinde çalıştığını, davacının ücretinin evinde hizmet verdiği Amerikan askerleri tarafından ödendiğini ve davacı ile davalı şirket arasında her hangi bir bağlantı ya da iş sözleşmesi bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Dosya kapsamından; davacının, İncirlik Askeri Üssünde görev yapan ABD askeri personelinin evlerinde, ev işleri ve çocuk bakıcılığı yaptığı, askeri üsse giriş yapabilmesi için davacıya kimlik kartı çıkartıldığı, davacının üsse düzenli olarak günlük giriş çıkış yaptığı, davacı tanıklarının beyanlarından; davacının davalı şirket tarafından işe alındığı, askeri personelin tayininin çıkması gibi hallerde oluşan boşluklarda, davacının aynı hizmeti sunmaya hazır şekilde davalı şirketin talimatını beklediği ve yeni gelen personel ile irtibatın yine davalı şirket tarafından sağlandığı, hizmet edilen askeri personelin dönem dönem değişmesine karşın, iş ilişkisinin devam ettiği süreçte davacının muhatabının davalı şirket olduğu anlaşılmaktadır.

Bu bağlamda, iş sözleşmesinin bağımlılık ve devamlılık unsurlarının taraflar arasında gerçekleştiği kabul edilmelidir.
Her ne kadar davalı yanca, davacıya ödenen ücretin kendisine hizmet edilen askeri personel tarafından ödendiği savunulmuş ise de, ücretin 3. kişi tarafından ödenmiş olması taraflar arasındaki iş sözleşmesini ortadan kaldırmaz.
Bu kapsamda, davacı ile davalı şirket arasında 4857 sayılı İş Kanunu’na göre belirsiz süreli iş sözleşmesinin kurulduğunun kabulü gerekir. Emsal mahiyetteki Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 13.10.2014 tarih ve E-K.; Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin E-K sayılı kararları da aynı doğrultudadır.
Hal böyle olunca mahkemece; işin esasına girilerek, tüm deliller toplanıp, uzman bilirkişiden rapor alınarak hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı gerekçeyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bu husus bozma nedenidir
O halde davacı vekilinin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

MG