Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/7100 E. 2016/7310 K. 25.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7100
KARAR NO : 2016/7310
KARAR TARİHİ : 25.04.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01/08/1994-01/02/2008 tarihleri arasında Bağ-Kur’lu olduğunun tespitiyle, 6111 sayılı Yasadan yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm, davacının ise, aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından 01/10/2008 tarihine kadar tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile 6111 sayılı Yasadan faydalanması istemine ilişkindir
Dairemizin, 17/11/2014 tarih ve 2014/9726-24080 E.K. sayılı bozma ilamı üzerine, mahkemece, 01/08/1994-31/12/1994 tarihleri arası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 01/01/1995-01/10/2008 tarihleri arası dönem ile 6111 sayılı Yasaya yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, Bağ-Kur’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davalarında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması yada ürün tesliminin olması tek başına davanın kabulü için yeterli değildir. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti için öncelikle bir prim kesintisinin (tevkifat) bulunması gerekir. Yine bu prim kesintisini (tevkifatı) takip eden yıllarda, tarımsal faaliyete ilişkin olarak, hangi tarımsal ürünlerin yetiştirildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği, bu ürünlerden prim kesintisinin yapılıp yapılmadığı gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir.

Öte yandan ilk prim kesintisini izleyen yıllarda, prim kesintisi (tevkifat) veya ürün tesliminin iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilip, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının 01/08/1994-31/12/1994 tarihleri arası ve 01/10/2008- itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edildiği, teslim ettiği ürünlerden Temmuz/1994 ve Temmuz/2006 tarihlerinde prim kesintisinin yapıldığı, 06/08/2001 tarihinde ziraat odası kaydının başladığı, kolluk tutanağında ve tanık beyanlarında davacının tarımla uğraştığının belirtildiği, Nisan/2011 tarihinde 6111 sayılı Yasaya yönelik talepte bulunduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece verilen karar 01/08/1994-31/12/1994 tarihleri arası dönem yönünden doğrudur. Ancak 01/01/1995-01/10/2008 tarihleri arası dönem ve 6111 sayılı Yasaya yönelik talep yönünden hatalı olmuştur. Çünkü Temmuz/2006 yılı tevkifatı ile Nisan/2011 tarihli 6111 sayılı Yasaya yönelik talebin dikkate alınmadığı görülmektedir. Öte yandan davacının süt teslim ettiğine yönelik olarak bir çok süt firmalarına yazı yazıldığı halde davacının il veya ilçe tarım müdürlüklerinde kayıtlı hayvanlarının bulunup bulunmadığı hususu araştırılmamıştır.
Yapılacak iş, öncelikle 2006 yılı tevkifatı dikkate alınarak, 01/08/2006-01/10/2008 tarihleri arası tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ve 6111 sayılı yasadan faydalanmasına karar vermek, öte yandan 01/01/1995-31/07/2006 arası dönem yönünden ise, davacının il veya ilçe tarım müdürlüklerinde kayıtlı hayvanlarının bulunup bulunmadığı hususu araştırılarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden taraflardan davacıya iadesine, 25/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.