Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/7181 E. 2016/6906 K. 19.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7181
KARAR NO : 2016/6906
KARAR TARİHİ : 19.04.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacının her yıl için ayrı ayrı bildirilmeyen çalışmalarının tespitine, karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ve SGK vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacı ile davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 20.05.1993 – 15.08.2009 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca hatalı değerlendirme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Mülga 506 sayılı Yasanın 77, 79 ve 85. maddeleri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde belirtilen şekilde ve yine 5510 sayılı Yasanın 3. maddesinin 5754 sayılı Yasanın 1. maddesi ile değişik 14 ve 15. alt bentlerinde belirtildiği şekilde ay 30 gün, yıl ise 360 gün olarak bildirilen süreyi ifade eder.
Somut olayda; … Cafe Restorant Ticaret Limited Şirketinin tescil tarihi olan 14.07.1993 tarihinden itibaren mevsimlik çalıştığı (1 Nisan – 31 Ekim arası) kabul edilerek bilirkişi raporunda belirtilen şekilde toplamda 2359 gün olarak çalıştığı kabul edilerek hüküm kurulduğu, buna rağmen davacının çalışmalarının ayrıntılı şekilde dönem dönem açıkça yazılmasında, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 1996 yılındaki çalışma “214 gün” olarak gösterilmesine rağmen, hükümde bu dönemin “0 gün olarak yazıldığı, buna göre davacının davalı işyerinden toplamda bildirilmeyen süresi 2359 gün olarak belirtilmesine rağmen, bu sürenin açıklaması niteliğinde olan ayrıntılı yazımında 1996 yılındaki çalışmanın “0” gün olarak yazılması nedeniyle dönemsel belirtilen çalışmaların toplamının “2145 gün” olduğu, buna göre hükümde çelişki oluşturulduğu, ayrıca bildirilmeyen süreler hesaplanırken “1 aylık süre, 30 gün” yerine takvimdeki gün sayısına göre hesaplandığı, davacının tüm çalışmalarını, fiili çalışmanın geçtiği işyerinden bildirmek yerine bir kısım çalışmalarını kendilerine ait işyerlerinde bildirerek dava açılmasına sebebiyet veren davalı şirket ile irtibatlı olan davalılar İlker Yunus ve … lehine vekalet ücretine hükmedildiği görülmüştür.
Buna göre, hüküm altına alınan çalışmanın toplamı ile ayrıntılı bir şekilde dönem dönem yazılmasında çelişki oluşturulması, 1 aylık sürenin “30 gün” yerine takvimdeki gün sayısına göre hesaplanması ve davacının bir kısım çalışmalarını, fiili çalışmanın geçtiği işyerinden bildirmek yerine kendilerine ait işyerlerinde bildirerek dava açılmasına sebebiyet veren davalı şirket ile irtibatlı olan davalılar İlker Yunus ve … lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yapılacak iş; 1 aylık sürenin “30 gün” olduğunu” dikkate alarak, infazı kabil şekilde, çelişkili olmayan bir hüküm kurmak ve dava açılmasına sebebiyet veren kişiler lehine vekalet ücretine hükmetmemek ve bu kişileri yargılama giderinden sorumlu tutmaktan ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı ile davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine
19.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.