Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/7749 E. 2016/8193 K. 09.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7749
KARAR NO : 2016/8193
KARAR TARİHİ : 09.05.2016

Davacı, 31.12.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığından yapılan sosyal güvenlik destek primi ödeme yükümlülüğünün bulunmadığının tespitine, Kurum kayıtlarının düzeltilmesine, yapılan kesintilerin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının ortağı olduğu şirketin 31/12/2003 tarihinde ticari faaliyetine son vermiş olup, bu tarihten itibaren sosyal güvenlik destek primi borcu bulunmadığının tespiti ile maaşından yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 01/02/2007 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanan davacının, ortağı olması nedeniyle bağlanan maaşından sosyal güvenlik destek primi kesilmeye başlandığı, vergi idaresi kaydına göre ilgili şirketin 06/08/1998 tarihinde ticari faaliyete başladığı ve 31/12/2003 tarihi itibariyle son verdiği, ticaret sicili kayıtlarına göre ise, davacının şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiği 15/04/2014 tarihine kadar ortak olduğu anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan, 1479 sayılı Yasa’nın Ek 20.maddesinde, diğer sosyal güvenlik kanunlarına göre yaşlılık ve malullük aylığı bağlananlardan, 24 üncü maddenin (I) numaralı bendinde belirtilen kapsamda çalışmaya başlayanlar, çalışmaya başladıkları ayı takip eden ay başından itibaren, çalışmalarının sona erdiği ay dahil, bu Kanunun 50 nci maddesine göre belirlenen onikinci gelir basamağının %10’u oranında sosyal güvenlik destek primi ödeyecekleri hükmü düzenlenmiştir.
Öte yandan 1479 sayılı Yasanın 24. maddesinde, limited şirket ortaklarının bu kanun kapsamında sigortalı sayılacağı, yine aynı yasanın sigortalılığın bitimini düzenleyen 25/1-c maddesinde şirketlerle ilgisi kalmayanların, çalışmalarına son verdikleri veya ilgilerinin kesildiği tarihten, 25/1-e bendinde ise, iflasına karar verilmiş olan tasfiye halindeki şirket ortaklarının, mahkemece tasfiyesine karar verildiği tarihten bir gün önce sigortalılığın sona ereceği düzenlenmiştir.
Ayrıca 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın sigortalı olmayı düzenleyen 4/b-3 maddesinde limited şirketin tüm ortaklarının sigortalı sayılacağı, yine aynı yasanın sigortalılığın bitimini düzenleyen 9. maddesinde, limited şirket ortaklarından hisselerinin tamamını devreden sigortalıların hisse devrinin yapılmasına ortaklar kurulunca karar verildiği tarihten itibaren,….iflas veya tasfiye durumu ile münfesih duruma düşen şirketler için ortağın talep etmesi halinde, mahkeme kararı ile iflasın, tasfiyenin açılmasına, ortaklar kurulu kararı ile tasfiyenin başlamasına veya şirketin münfesih duruma düşmesine karar verildiği, ortakların talepte bulunmaması halinde, mahkemece iflasın kapatılmasına karar verildiği, tasfiyesi sonuçlanan şirketlerin ortaklıklarının ise tasfiye kurulu kararının ticaret sicili memurluğunca tescil edildiği tarihten itibaren sigortalılığın sona ereceği düzenlenmiştir.
Somut olayda,1479 sayılı Yasanın Ek 20. maddesine göre, yaşlılık aylığı bağlananlardan SGDP kesilebilmesi için, ilgilinin sigortalı olmayı düzenleyen 24. madde kapsamında çalışmaya başlaması gerekmektedir. Davacı ise limited şirket ortağı olup, 24. madde kapsamında sigortalıdır. Ticaret sicili kayıtlarına göre şirketin resen terkin edildiği tarihe kadar davacının ortaklığı da devam etmektedir. Dolayısıyla davacının ortaklığı devam ettiği sürece veya şirketin ticaret sicilinden terkinine kadar olan dönem yönünden Kurum tarafından SGDP kesilmesi işleminde isabetsizlik bulunmadığı hususu dikkate alınmadan yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.