YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7957
KARAR NO : 2016/8366
KARAR TARİHİ : 12.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İŞ) Mahkemesi
Davalılar, mahkemenin 23/12/2015 tarihli değişik iş kararıyla üzerlerine kayıtlı haczi kabil taşınır ve taşınmaz malları ile banka mevduatları ve üçüncü şahıslardakı alacakları üzerine konulan ihtiyaten haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Temyize konu karar, yerel mahkemenin 07.03.2016 tarihli nihai ihtiyati haciz kararıdır.
Davacıların, murislerinin davalı şirkette geçirdiği iş kazası neticesinde hayatını kaybetmesi nedeniyle açtıkları tazminat davasında, ayrıca ihtiyati haciz talebinde bulunmuşlar ve mahkemece, tazminat talebi ile sınırlı olmak üzere borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmiştir.
İİK’nun 257/1 maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu nedeniyle ihtiyati haciz istenebileceği açıklanmış iken 2. bentte vadesi gelmemiş borçtan dolayı hangi hallerde ihtiyati haciz istenebileceği açıklanmıştır.
Somut olayda, haksız fiile dayalı olarak bir zararın meydana geldiği tarafların kabulündedir. Her ne kadar, geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yakın ispat koşulu gerçekleşmişse de, mahkemece ihtiyati haciz isteminin davalıların hangi taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacaklarına ilişkin olduğu somut olarak açıklatıldıktan sonra, davacının tazminat talebi ile orantılı ve borçluların ticari ve ekonomik hayatını ağır şekilde etkilemeyecek biçimde “tedbirde ölçülülük” ilkesine uygun şekilde, belirlenecek mal varlıkları üzerinde bir ihtiyati hacize karar verilmesi gerekirken, bu ilkelere uygun düşmeyecek şekilde, talep edilen tazminat miktarı ile sınırlı bile olsa, borçluların tüm menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarını kapsayacak veya etkileyecek şekilde ihtiyaten haczine karar verilmesi usul ve yasaya açıkça aykırı olup bu husus bozma nedenidir.
O halde, ihtiyati hacze itiraz eden taraflar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin ihtiyati haciz kararının BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine 12.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.