Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/8448 E. 2016/8692 K. 24.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8448
KARAR NO : 2016/8692
KARAR TARİHİ : 24.05.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin davalı idare nezdindeki tescil ve sigortalılığının iptal edilmesi nedeniyle dul ve yetim aylığı talebinin reddine ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Davacı, murisinin sgortalılığı nedeni ile davalı Kuruma dul ve yetim aylığı bağlanması için talepte bulunduğunu, davalı Kurum’un 28.05.2001 tarih ve Tah. 40119-6113 sayılı işlemi ile murisinin davalı idare nezdindeki tescil ve sigortalılığının iptal edilmesinden bahisle dul ve yetim aylığı talebinin de reddedildiğini beyanla Kurum işleminin iptalini istemiştir.
Mahkemece; davalı Kurum’un 28.05.2001 tarih ve Tah.40119-6113 sayılı işleminin iptaline dair verilen ilk karar Dairemizin 11.02.2013 Tarih ve 2011/12295 E, 2013/1978 K sayılı bozma kararı ile; murisin kendi nam ve hesabına çalışmasının bulunup bulunmadığı hususunda eksik inceleme yapıldığından bahisle bozulmuş, bozma kararına uyan mahkemece son olarak yine davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizin anılan bozma kararı sonrası; davalı Kurum tarafından, davacının 29.07.2015 tarihinde 6552 sayılı Yasa’dan faydalanmak için başvurduğunun, murisin daha önce iptal edilen sigortalılık sürelerinin 09.02.1992 tarihinden itibaren geçerli sayıldığının ve davacıya 01.08.2015 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığının bildirildiği, davacı vekilince de duruşmada, aylığın 01.08.2015 tarihinden itibaren bağlanması nedeni ile davanın kabulüne karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; mahkemece verilen hüküm infaza elverişli bulunmamaktadır.
Mahkemece yapılacak iş; davacının talebinin ölüm aylığını da içerdiği dikkate alınarak, ölüm aylığı koşulları da irdelenmek sureti ile bu hususta da hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.