Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2017/4496 E. 2018/7985 K. 06.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4496
KARAR NO : 2018/7985
KARAR TARİHİ : 06.11.2018

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar ve davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
1- Dosya kapsamından davacı vekilinin süresinde temyiz dilekçesi vermesine rağmen temyiz giderlerini karşılamaması sebebiyle mahkemece usulüne uygun olarak muhtıra çıkarıldığı, muhtıranın usulünce tebliğ edilmesine rağmen verilen süre içerisinde eksikliğin giderilmediği anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süresinde harç eksikliğinin giderilmemesi nedeniyle REDDİNE,
2- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre; davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
3- Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının maddi tazminat talebinin kabulü, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davalı … Yan. San. Tic. Ltd. Şti. Den tahsiline, davalı … yönünden husumetten reddine karar verilmiştir.
Hüküm tarihinde geçerli olan A.A.Ü.T’nin 7/2 maddesi “Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.” hükmünü içermektedir.
Somut olayda, davanın davalı … yönünden husumet yokluğundan reddine karar verildiğinin anlaşılmasına göre, adı geçen davalı yararına A.A.Ü.T’nin 7/2 maddesi kapsamında maktu red vekalet ücreti takdiri yerine yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
O halde, davalılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK’nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır
SONUÇ : Yukarıda yapılan açıklamalar gereğince,
Hükmün 8. fıkrasının tamamen silinerek yerine, “8- Davalı … Yan. San. Tic. Ltd. Şti. Kendini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat gözönüne alınarak hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı … Yan. San. Tic. Ltd. Şti.ne verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına,
Hükmün 8. fıkrasından sonra gelmek ve hükme ayrı bir bent olarak eklenmek üzere, “9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …’a verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine
06/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.