YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4917
KARAR NO : 2019/6294
KARAR TARİHİ : 17.10.2019
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit davası nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün davalılardan Kurum vekilince duruşmasız, … Trans Taşımacılık Ltd.Şti. vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, temyiz konusu hükme ilişkin dava, HMK’nun 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
A)Davacı İstemi:
Davacı, davalı şirketlere ait işyerinde uluslararası tır şoförü olarak ” asgari ücret + sefer primi sistemiyle” çalıştığını ve asgari ücretin üştünde aylık aldığını belirterek, 10/11/1999-30/06/2010 dönemine ilişkin prime esas gerçek ücretin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. istemine ilişkindir.
B)Davalı Cevabı:
Davalı … tarafından cevap dilekçesi sunulmamış, safahattaki beyanlarında hak düşürücü sürenin dolduğunu,ücret iddiasının yazılı deliller ile ispatı gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı SGK vekili; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, Kurum kayıtları esas olup, iddianın yazılı ve Kurum kayıtlarına eşdeğer belgelerle ispatı gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
İlk derece mahkemesince ; “Mahkemece yapılan yargılama, SGK kayıtları, … 21. İş Mahkemesinin 2013/127-2014/39 E-K sayılı dosyası, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı şirketler nezdinde 10/11/1999-30/06/2010 tarihleri arasında uluslararası tır şoförü olarak çalıştığı, taraflar arasında görülen kesinleşmiş alacak davasında davacının en son brüt kazancının 2.345,06 TL olduğunun kabul edildiği, davacının hizmet süresi ve uluslararası tır şoförü olduğu dikkate alındığında asgari ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davacının prime esas aylık kazancının kesinleşmiş alacak davasında tespit edildiği gibi brüt 2.345,06 TL olduğu kabul edilmiş, tüm hizmet süresi yönünden ücret ispat edilemediğinden sadece son ücretin tespiti ile yetinilmiş, davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Her ne kadar SGK davalı gösterilmişse de dava 6552 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra açıldığından SGK’nın feri müdahil olduğu dikkate alınarak SGK yönünden vekalet ücretine hükmedilmemiştir. ” gerekçesiyle
“Davanın KISMEN KABULÜNE, davacının 30/06/2010 tarihi itibariyle en son ücretinin brüt 2.345,06.-TL olduğunun TESPİTİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,” karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu;
Davalı … vekili; işyerinde sefere çıkan tır şoförlerine aylık dışında yapılan ödemelerin görev yolluğu olduğunu, 5510 sayılı Kanun’un 80.maddesine göre görev yolluklarının prime esas kazanca dahil edilemeyeceğini, yasada öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, iddianın yazılı belgelerle ispatı gerekli iken salt tanık anlatımlarına göre karar verildiğini,
Davalı SGK vekili; resmi kayıtlar irdelenmeksizin hüküm kurulduğunu, ücret iddiasının yazılı deliller ile ispatı gerektiğini, davacının açtığı alacak davasının yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilemeyeceğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
Bölge Adliye Mahkemesince ”Davacının, davalı işyeri nezdinde “Uluslararası Tır Şoförü” olarak görev yaptığının anlaşılmasına göre davalı işverenin bordrolarında kayıtlı işçilerin beyanına başvurulmadan ve davacıya yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasa’nın 77. maddesinin 2. fıkrası hükmünde( 5510 sayılı Yasa 80/2. maddesi ) belirtildiği şekilde yolluklar kapsamında kalıp kalmadığı net olarak tespit edilmeden, alacak dava dosyasında mübrez sefer harcama fişleri, makbuzlar, harcırah makbuzlarının davalının ticari defter ve belgelerindeki karşılığı araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, ancak reddedilen kısıma yönelik olarak davacı tarafın bir istinaf başvurusunun bulunmadığı, alacak davasında verilen ve derecattan geçerek kesinleşen ücretin davacının son ay ücreti olarak kabul edilmesinde yasaya aykırı bir yön olmadığı anlaşılmış, davalı işveren ve davalı Kurum vekilinin bu yönü amaçlayan istinaf başvurularının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle
“ Davalıların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine,” karar verilmiştir.
E)Temyiz:
Feri Müdahil Kurum vekili “ Mahkemece hiçbir resmi belge ve kayıt irdelenmeksizin hüküm kurulmuştur. Karara esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarımız dikkate alınmaksızın karar verilmiştir. Davacının diğer davalı işyerinde 2.345,06 TL aldığına dair hiçbir belge mevcut değildir. ” gerekçeleriyle temyiz yoluna başvurmuştur.
Davalı … vekili; “- Davacı işçiye ödenen görev yolluğu prime esas kazanca tabi tutulamaz. Bu nedenle yerel mahkeme tarafından davacının maaşının tespitine dair EKSİK İNCELEME İLE alacak davasında verilen karar hukuka aykırıdır.
– Her ne kadar davacı tarafından ücret+sefer prim sistemiyle çalışma yapıldığı iddia edilse de müvekkil şirkette, iş yeri uygulaması niteliği bakımından böyle bir uygulama bulunmamaktadır. Öte yandan, sefere çıkan tır şoförlerine aylık ödenen ücretleri dışında yolluk olarak belli bir miktar ücret ödenmektedir; ancak buna prim demek mümkün olmayacaktır. Ücretin dışında yapılan ödemelerin mahiyeti; yolda yeme, içme, mazot, konaklama gibi sair masrafları karşılamak üzere işçiye ödenen GÖREV YOLLUĞUDUR.
– Davacı tarafından ikame edilen davanın hak düşümü süresi olan 5 yıllık süre içerisinde açılmamış olmasının değerlendirmeye tabi tutulmaksızın bam tarafından karar verilmiş olması hukuka aykırıdır.
– Ücretin ispatı bakımından resmi delil niteliği taşıyan belgelerin sunulması gerekmekte ise de dosya kapsamında bu neviden bir delil bulunmaksızın karar verilmesi hukuka aykırıdır.” gerekçeleriyle temyiz yoluna başvurulmuştur.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, 10/11/1999-30/06/2010 dönemine ilişkin davalı işyerinde tır şoförü olarak çalışan davacının asgari ücret ve sefer başı ödeme kalemlerine göre çalışmasından dolayı eksik gösterilen sigorta primine esas kazancının tespiti istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık davacının tır şoförü olarak çalıştığı dönemde asgari ücretin haricinde sefer başına aldığı harcırah (yolluk, sefer parası…vs.) miktarının prime esas kazançlar arasında sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının uluslararası taşımacılık mahiyetinde 1002216 sicil numaralı davalı şirkette 10.11.1999 – 30.06.2010 tarihleri arası çalıştığı, dönem bodroları, hizmet cetveli, 2007-2010 arası sefer süresi belirtilen harcırah makbuzları, imzalı ücret bordroları,senelik izin formları,kıdem , ihbar tazminatı için ibranamenin dosyada olduğu, … 21. İş Mahkemesinin 2013/127-2014/39 E-K sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı …’in davalı … Ltd. Şti. aleyhine kıdem tazminatı ve bir kısım işçilik alacaklarının tahsili talebiyle dava açtığı, hizmet süresinin 11/10/1999-30/06/2010 olarak kabul edildiği, maaş+sefer primi ile çalışıldığı, 526,30 TL net ücret +1.152,89 TL aylık sefer prim olmak üzere toplam 1.679,18 TL net ücretin belirlendiği, bunun brütü olan 2.345,06 TL ‘nin kıdem ve ihbar tazminatı hesabına esas alındığı, davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Hizmet veya ücret tespitine yönelik davalarda, davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliği dikkate alınarak, ücretinin ve davalı … Başkanlığına, davalı işveren tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla, prime esas kazancın tespitinde, gerçek ücretin esas alınması koşuldur.
İşçilik haklarına ilişkin olarak sonuçlanan dava taraf olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu yönünden bağlayıcı olmayıp sadece delil niteliğindedir. Prime esas kazanç sosyal güvenlik hukuku kurallarına göre belirlenir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 29/07/2003 tarih ve 4958 sayılı Yasanın 36. maddesi ile değişik 77/2. maddesinde “Şu kadar ki, ölüm, doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve kasa tazminatları, ayni yardımlar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca miktarları yıllar itibariyle belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançların aylık tutarının tespitinde nazara alınmaz. Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur.” hükmü yer almaktadır.
506 sayılı Yasa’nın 77. madde 1. fıkrasında prim hesabında göz önünde tutulacak kazançlar belirtilmiş, 2. fıkrasında ise bunun istisnaları gösterilmiştir. Fıkrada ifade edildiği biçimde yolluklar prim hesabında nazara alınmazlar ve prime tabi tutulmazlar. Bu ödeme ücret ve benzeri ödemelerden tamamen farklı nedenlere dayanır. İşin karşılığı olmaktan ziyade işçinin görevi sırasında ihtiyaçlarını (otel, yemek vs. ihtiyaçları) karşılama amacına dayalıdır.
Harcırah (yolluk) işçinin görevli bulunduğu yerden başka yerlere geçici görevle gönderilirken yapacağı ek masrafa karşılık yapılan ödemeler olup, davalı işyeri tarafından her sefer için yapılan ödemelerin bu mahiyette kaldığı şüphesizdir. Çünkü davalı işyeri davacıya ücreti dışında sefer başına ödeme yaparken asıl amacı davacının yapacağı ek masrafları karşılamak olup, onun ücretini artırmak gibi bir amaç içinde değildir.
Yine 5510 sayılı yasanın “Prime esas kazançlar” başlıklı 80. maddesi (Değişik: 17/4/2008-5754/47 md.)
“4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.
a) Prime esas kazançların hesabında;
1) Hak edilen ücretlerin,
2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların,
3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin,brüt toplamı esas alınır.
b) Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz.
c) (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur. Diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz.” hükmüne amir olup görev yollukları prime esas kazanca dahil edilmemiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda davacıya yapılan ödemelerin 506 sayılı yasanın 77. maddesinin 2. fıkrasında ve 5510 sayılı yasanın 80. maddesinin (b) bendinde belirtildiği şekilde yolluklar kapsamında kalması nedeniyle prime esas kazançlar arasında sayılamayacağı göz önünde bulundurularak davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge Adliye Mahkemesince Kurum vekilinin ve davalı işveren vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılmasına ve ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
G)SONUÇ:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davalı … Ltd. Şti’ye iadesine, 17/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.