YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6497
KARAR NO : 2019/5584
KARAR TARİHİ : 30.09.2019
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR
A)Davacı İstemi;Davacı vekili; müvekkilinin … Köyü’nde Ocak 2005 yılında köy bekçisi olarak işe başladığını, 30/03/2014 tarihine kadar bu işinin kesintisiz olarak devam ettiğini, müvekkilinin çalıştığı bu sürede sigorta girişinin yapılmadığını ve primlerinin yatırılmadığını, 30/03/2014 tarihinden sonra ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köylerin tüzel kişiliklerinin kaldırılarak köylerin mahalle olarak bulundukları ilçenin belediyesini katıldığını, bu nedenle davalıyı … olarak gösterdiklerini belirterek, davacının Ocak 2005-30/03/2014 tarihleri arasında sigorta kapsamında bekçi olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
B)Davalıların Cevapları;Davalı vekili; husumet ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, insan kaynaklarında böyle bir çalışan bulunmadığını, öncelikle husumet ve zamanaşımı yönünden davanın reddini, aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Feri müdahil SGK Başkanlığı vekili; davacının ilk işe girişinin Ek 5 Tarım Sigortası kapsamında 20.01.2012 tarihinde yapıldığını, hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu, çalışma olgusunun yazılı ve somut belgeler bağlamında kanıtlanması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararı;
“1) Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,
2) … T.C. kimlik numaralı, 10.028.850 sigorta sicil numaralı davacı …’ın … Köyü Muhtarlığında 01/01/2005-31/12/2005 tarihleri arasında 360 gün, 01/01/2006-31/12/2006 tarihleri arasında 360 gün, 01/01/2007-31/06/2007 tarihleri arasında 180 gün, 01/07/2007-31/12/2007 tarihleri arasında 180 gün, 01/01/2008-31/06/2008 tarihleri arasında 180 gün, 01/07/2008-31/12/2008 tarihleri arasında 180 gün, 01/01/2009-30/05/2009 tarihleri arasında 150 gün, 01/06/2009-30/06/2009 tarihleri arasında 30 gün, 01/07/2009-31/12/2009 tarihleri arasında 180 gün, 01/01/2010 -30/06/2010 tarihleri arasında 180 gün, 01/07/2010-31/12/2010 tarihleri arasında 180 gün, 01/01/2011-30/06/2011 tarihleri arasında 180 gün, 01/07/2011-31/12/2011 tarihleri arasında 180 gün, 01/01/2012-30/06/2012 tarihleri arasında 180 gün, 01/07/2012-31/12/2012 tarihleri arasında 180 gün, 01/01/2013-30/06/2013 tarihleri arasında 180 gün, 01/07/2013-31/12/2013 tarihleri arasında 180 gün, 01/01/2014-30/03/2014 tarihleri arasında 90 gün hizmet akdine istinaden asgari ücret ile SGK’ya bildirilmeyen çalışması olduğunun TESPİTİNE, SGK’ya bildirilmeyen bu sürenin sigortalı hizmetinden sayılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, “karar verilmiştir.
D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı;
“ 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE,
2-) … 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nden verilen 22.09.2017 tarih, 2015/753 Esas ve 2017/676 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekili ile fer’i müdahil kurum vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ İLE; hükmün Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA;
2-) DAVANIN KABULÜNE,
Davacı …’ın, … Köyü Muhtarlığı nezdinde, 01.01.2005 – 30.03.2014 tarihleri arasında, hizmet akdine dayalı olarak, asgari ücretle çalıştığının TESPİTİNE, “ karar verilmiştir.
E) Temyiz Nedenleri,
Davalı … Vekili; husumet ve hak düşürücü itirazlarını tekrar ederek, davacının belediye başkanlığı bünyesinde çalışmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Feri Müdahil Vekili; davacının çalışmalarının kesintili olduğu dosya münderacatı ile sabit olduğundan, somut olayda işe bildirgeleri ve bordrolara karşı herhangi bir yazılı belge sunulamamış olup sadece tanık beyanlarıyla davacı lehine hüküm tesis edilmiş olduğu, hak düşürücü süre yönünden itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda; davacının 01.01.2005 – 30.03.2014 tarihleri arasında davalı işyerinde çalışıp çalışmadığına dair yetersiz tanık beyanları ile sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, öncelikle ihtilaflı dönemde davacının ikamet ettiği yerdeki elektrik, su aboneliklerinin bulunup bulunmadığını araştırmak, ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek davacının ihtilaflı dönemde fiili ve kesintisiz bir çalışmasının olup olmadığı hususunda yöntemince beyanlarını almak, komşu işyeri tanıklarının ihtilaflı dönemlerde çalışıp çalışmadığının denetlenebilmesi için hizmet cetvelleri ile işyeri sahiplerinin vergi kayıtlarını istemek, köyün su ve kanalizasyon işlerin süreklilik arz eden işlerden olup olmadığını belirlemek, mahallinde keşif yaparak davacının bekçi olarak çalıştığını iddia ettiği yerde bekçi çalıştırmaya gerek olup olmadığını değerlendirip ve varsa buraya yakın evlerde ikamet eden kişilerin tanıklığına başvurarak davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği de nazara alınıp gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekili ve Feri Müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 30/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.