Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2018/7310 E. 2019/6027 K. 10.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/7310
KARAR NO : 2019/6027
KARAR TARİHİ : 10.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalı işyeri nezdinde 01/02/1972 tarihi itibariyle 1 (bir) günlük sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına karşı “uyma” kararı verilmek suretiyle yapılan yargılama neticesinde “davanın reddine”, karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun ortaya konulmasında Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanaklarından 506 sayılı Yasa’nın 108.maddesinin 1.fıkrasında; “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında nazara alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı, sigortalının, yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı Kanunlara veya bu Kanun’a tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihtir” hükmü düzenlenmiştir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı ve işverenin kabul beyanı tek başlarına yeterli değildir. Aynı zamanda o kimsenin Yasa’nın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa’nın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa’nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınarak; davanın kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, ilk olarak davacının dava dilekçesiyle “davalı işyeri nezdinde 01/02/1972 tarihinden işyerinden ayrıldığı tarihe kadar olan süre içerisinde kesintisiz olarak çalıştığına dair hizmet tespiti” istemli olarak davasını açtığı, Dairemiz bozma ilamı sonrasında 16/11/2017 tarihli dilekçe ile talebini daraltarak “davalı işyeri nezdinde geçen 1 günlük sigortalılığının tespiti”ni talep ettiği, 01/02/1976 tarihli işe giriş bildirgesinin davalı işyerince düzenlenmiş olup Kurum kayıtlarına 23/06/1976 tarihinde intikal ettiği, aynı tarihli sigorta sicil kartı örneğinin dosyaya sunulduğu, Kurum cevabî yazısı ile işe giriş bildirgesi üzerindeki sigortalılık sicil numarasının bildirgenin Kuruma verildiği yılın serilerinden olduğunun Mahkemeye bildirildiği, duruşmalarda davacı tanıklarının ve kamu tanığının dinlendiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; dava konusu dönemde davalı işverenin bordrolu tanıklarına ulaşılamamış olmasının ve aradan uzunca zaman geçmesi nedeniyle komşu işyeri tanığının davacıyı ve davalı işyerini hatırlayamadığı yönündeki beyanının davacının aleyhine yorumlanması hatalı olmuştur. Hal böyle olunca 01/02/1976 tarihinde işe giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına geçtiği göz önünde bulundurularak bir sonuca gidilmelidir. Bu durumda Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 01/02/1976 tarihinde 1 günlük sigortalılığının tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.