YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1781
KARAR NO : 2019/6966
KARAR TARİHİ : 18.11.2019
MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
A)Davacı İstemi:
Davacı, kesilen yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanması ve birikmiş aylıklarının ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi ile davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
B)Davalı Cevabı:
Davanın reddini talep etmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
“İşveren denetmene verdiği ifadesinde çalışanlar arasında davacının ismini belirtmemiştir. Aynı şekilde davacı gibi birden fazla kişi için gerçek dışı bildirimde bulunulduğu görülmüştür. Duruşmada dinlenen her üç tanığın ifadesi, denetmen raporlarındaki hususları çürütmeye yeterli değildir” gerekçesi ile “Davanın reddine” karar vermiştir.
İstinaf Başvurusu;
Davacı vekili; işveren beyanının mahkeme tarafından farklı algılandığını; işverenin denetim sırasındaki ifadesinde çalışmadığı halde bildirimi yapılanlar arasında ismi geçmediği gibi, müfettiş tarafından da davacı hakkında soruşturma yapılmadığını; denetim raporunda adı geçmeyen davacı hakkında yapılan işlemin iptali gerektiğini beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
Bölge Adliye Mahkemesince ” … …’ye ait işyerinin, kapsam ve kapasite olarak işçi çalıştırmayı gerektirir bir işyeri olması nedeniyle, davacının sigortalılık bildiriminin yapıldığı dönemde 506 sayılı Yasa kapsamında ve muhasebeci tarafından işleri takip edilmekte olana bir işyeri olduğu; davacının çalışmalarının sahteliği konusunda herhangi bir kanıt bulunmadığı gibi, işveren tarafından sahte bildirimler dile getirilirken davacının adına yer verilmemesi yanında, dosyaya sunduğu belge ve tanık olarak alınan beyanında davacının eylemli çalışmasını doğrulayan beyanda bulunması karşısında; işyerinin sahteliği ileri sürülmeden, davacının çalışması konusunda denetim raporundaki genel ve soyut yaklaşıma dayalı iptal işlemine geçerlilik tanınması olanağı bulunmadığından, davanın kabulü yerine reddi yönünde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğu” gerekçesiyle yeniden esas hakkında karar verilerek “Davanın Kabulüne” karar verilmiştir.
E)Temyiz:
SGK Vekili ;Alınan ifadelerde kadın işçi çalışmadığı yönünde beyanların ağır bastığını,primin ödenmiş olmasının davacıya geçerli hizmet kazandırmayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 506 ve 1479 sayılı Yasa kapsamındaki prim ödeme gün sayıları üzerinden, 01.11.2007 tarihi itibariyle 506 sayılı Yasanın Geçici 81/A maddesi uyarınca yaşlılık aylığı almakta olan davacının 18.01.2017 tarihli denetim raporu gereğince, 10.07.2007-31.07.2007 tarihleri arasındaki 22 günlük sigortalılık süresinin eylemli çalışmaya dayalı olmadığı gerekçesine dayalı olarak iptal edildiği ve iptal sonrası yaşlılık aylığı, aylık koşullarının ortadan kalkması gerekçesine dayalı olarak başlangıç itibariyle iptal edildiği ve davacıya yersiz ödeme borcu çıkartıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda kurum tarafından düzenlenen raporda, işveren tarafından davacının adı çalışanlar ve çalışmayanlar içinde de sayılmamıştır. Dönem bordrolarına göre davacının, işverenin kızkardeşi … ve eşi … ile aynı dönemde bildirimi yapılmış ve … denetmen ifadesinde; eşi ve adının…olduğunu hatırladığı bir bayanın çalıştığını beyan etmiş olup davacının adından bahsetmemiştir. İşyerinin bulunduğu yer mahalle muhtarı … ise; “işverenin iki işyerinde de yanında kadın işçi çalışmadığını” işyerinin mülk sahibinin oğlu ve aynı zamanda işyerinin üst katında oturduğunu beyan eden … ise; “davacının yanında kadın işçi sadece kardeşi … çalışıyordu” beyanında bulunmuş olup sadece davacının bildirdiği tanıklar dinelenerek dosyadaki çelişki giderilmeden eksik araştırma ile sonuca gidilmesi hatalıdır.
Yapılacak iş; uyuşmazlık dönemi yönünden komşu işyeri araştırması yapmak ve komşu işyeri tanıklarını tespit ederek dinlemek, raporda ifadesi geçen mahalle muhtarı … ve …’ı davacının çalışması yönünden dinlemek ayrıca …’ın uyuşmazlık döneminde üst katta oturup oturmadığını tespit etmek. Davacının SSK ve Bağkur sicil dosyalarını getirtmek ve iptal edilen işin inşaat malzemeleri satış işyeri olduğu dikkate alınarak daha önceki çalışmalarının geçtiği işyerlerinin mahiyeti hakkında tespitte bulunmak ve tüm bu araştırmalar sonrası sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde davalı kurum tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASI gerekmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.