Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2019/258 E. 2019/5115 K. 16.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/258
KARAR NO : 2019/5115
KARAR TARİHİ : 16.09.2019

MAHKEMESİ : …Hukuk Dairesi

İLK DERECE MAHKEMESİ : İş Mahkemesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasındaki tazminat davası nedeniyle Bölge Adliye mahkemesince verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, temyiz konusu hükme ilişkin dava, HMK’nun 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

A)Davacı İstemi;
Davacılar vekili, dava dilekçesiyle davacı eş lehine 1.000,00 TL maddi 30.000,00 TL manevi tazminat ile davacı çocukların her biri için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B)Davalıların Cevapları;
Davalı vekilleri davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararı;
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davacıların murisi…’nın davalı iş yerinde hizmet akdi ile çalışırken kalp krizi geçirerek vefat ettiği, olayın iş kazası olduğu ancak ölüm olayından davalının herhangi bir kusurunun olmadığı kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı;
Bölge Adliye Mahkemesince, dosyadaki kayıt ve belgelerden, davaya konu kalp krizi olayının kurumca iş kazası olarak kabul edildiği, tarafların kusur durumuna dair iş güvenlik uzmanlarından alınmış bir kusur raporunun bulunduğu, bu heyette kardiyoloji uzmanı doktor bulunduğu, bilirkişi raporunda sigortalının kendi bünyesinden kaynaklanan nedenlerin etkin olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verillmiştir.
E) Temyiz Nedenleri,
Davacılar vekili, Sağlık raporu alınmadan çalışmaya Başlatılması nedeniyle davalı işverenin kusurlu olduğunu, kusur raporuna bu yönden yapılan itirazın karşılanmadığını, 6331 sayılı Kanun kapsamında işçinin sağlık gözetiminde tutulması gerektiğini, sağlık raporu alınmış olsa davacıda mevcut kalp rahatsızlığının tespit edilebileceğini, öte yandan her bir müvekkil yönünde olmak üzere ret vekalet ücretine takdir edilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere, temyiz ve nedenlerine göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine;
2- Dava, sigortalının iş kazasından vefatı iddiasına dayalı yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesinde müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlenmiştir. Aynı tarifenin 7/2.maddesinde davanın husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlenmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda, davacıların tamamı yönünden davalı lehine maktu tek red vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, yerel mahkemece her bir davacı yönünden ayrı ayrı red vekalet ücreti takdir edilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
İlk Derece Mahkemesi Hüküm fıkrasının 3,4,5,6 ve 7.paragrafının çıkartılarak yerine :
“Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerinin 13/2 ve 7/2.maddeleri hükmü nazara alınarak 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 16/09/2019 gününde oybirliği ile karar verildi.