Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2019/3273 E. 2019/5123 K. 16.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3273
KARAR NO : 2019/5123
KARAR TARİHİ : 16.09.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlerle, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava sigortalının iş kazası sonucu vefatı nedeniyle hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı eş lehine 20.947,94 TL maddi tazminat, 80.000 TL manevi tazminat, davacı çocukların her biri lehine 60.000 TL manevi tazminat ile maddi tazminat istemlerinin reddine, davacı kardeşlerin her biri lehine 10.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle davalı … ve …Şeker Fabrikası A.Ş’’den müştereken ve müteselsilen tahsiline, Allianz Sigorta A.Ş. hakkında usulüne uygun açılmış dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece verilen 20/02/2015 tarihli bir önceki kararın Dairemizin 20/02/2017 tarih 2016/18502 Esas, 2017/1137 Karar sayılı ilamıyla … Sigorta A.Ş. hakkında usulüne uygun biçimde açılmış bir dava olmadığından bu şirketin dahili davalı olarak kabul edilerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek bozulduğu bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davalı … şirketi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerinde olmuş ise de; bu şirketin karar başlığında davalı olarak gösterilmesi ve lehine vekalet ücreti takdiri hatalıdır.
Mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuksal olgular gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda yapılan açıklama gereğince;
1) Karar başlığındaki “ Davalı: …SİGORTA A.Ş. – Bağlarbaşı Kısıklı Caddesi N :13 Altunizade Üsküdar/ İSTANBUL, Vekili: Av. … Osmaniye Mah. Şirin Sok. Girişim Konakları B Blok No:13 K:2 D:5 Bakırköy/ İSTANBUL” ifadesinin karar başlığından silinerek çıkartılmasına,
2) Hüküm fıkrasının 7. bendinde yer alan “Davalı Allianz Sigorta A.Ş. kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ e göre maktu 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı Allianz Sigorta A.Ş.’ ne verilmesine” ifadesinin, silinerek hüküm fıkrasından çıkartılmasına, bu bentten sonra gelen bentlerin birbirini takip edecek şekilde teselsül ettirilmesine, yerel mahkeme hükmünün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, temyiz harcının davacılar … vs. ‘e iadesine 16/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.