YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3843
KARAR NO : 2019/6625
KARAR TARİHİ : 06.11.2019
MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İş Mahkemesi
A) Davacının İstemi :
Davacı vekili asıl ve birleşen dosyalardaki dava dilekçelerinde özetle, davacının …3. İş Mahkemesi’nin 2012/519 Esas sayılı dosyası ile hizmet tespiti davası açtığını, davacının davalı şirketlerde çalışmasının bulunduğunun ortaya çıktığını, …3. İş Mahkemesi’nce söz konusu davalılar aleyhine de hizmet tespiti davası açılması için süre verildiğini, müvekkilinin davalılara ait iş yerlerinde 16/09/2007 – 31/08/2013 tarihleri arasında, hizmet akdiyle ve sigortasız olarak çalıştırıldığını beyan ederek, davacının davalı şirketlerde çalıştığı sürelerin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalıların Cevapları :
Davalılardan Sosyal Güvenlik Kurumu, Sağlık Bakanlığı, … Güv. Ltd. Şti, … Özel Güvenlik Ltd. Şti. ve …Özel Güv. Ltd. Şti. vekilleri cevap dilekçelerinde davanın reddini savunmuşlardır. Davalı …Özel Güvenlik Ltd. Şti. ise cevap dilekçesi vermemiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :
Mahkemece 14/12/2018 tarihli kararda, dava konusu tüm dönem çalışmalarının, SGK kayıtlarında, davacının çalışmalarının davalı şirketler tarafından yasal süresi içerisinde olmasa da dava tarihinden önce kuruma bildirildiği, bu doğrultuda davalı şirketlerin ve asıl işveren konumundaki davalı bakanlığın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, aynı mahkemedeki 2011/287 Esas sayılı dosyasına gelen SGK kayıtlarında, davacının tespitini istediği çalışmaların hizmet dökümünde yer almaması nedeniyle kurum kayıtlarına binaen davacının yanlış yönlendirildiği, bu kapsamda davacının da dava açmakta hukuki yararı olmasa da davaya açmaya kötü niyetli olarak sebebiyet vermediği, kurum kayıtlarından anlaşıldığı üzere, davalı şirketler nezdindeki davacıya ait çalışmaların kurum tarafından işleme alınmadığı, sorumluluğun SGK nezdinde olduğu, asıl dava dosyasında SGK’nun taraf sıfatının bulunmadığı, feri müdahil sıfatıyla davaya katıldığı, bu nedenle iş bu dosya nezdinde hükmedilecek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin SGK’ya yüklenemeyeceği, davacı aleyhine çıkacak yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin, davacı tarafça SGK’dan ayrı bir dava yolu ile talep edilebileceği hususları birlikte değerlendirilerek, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK’nun 114/1-(h) maddesi ve 115/2. maddesi uyarınca, asıl ve birleşen dosya yönünden davanın dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine, asıl dosyada 2.180,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak vekille temsil edilen davalılar … Güvenlik Ltd. Şti. ve… Özel Güvenlik Ltd. şirketlerine verilmesine; birleşen dosyada da 2.180,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak birleşen dosya davalılarına (SGK, Sağlık Bakanlığı ve …Özel Güvenlik Ltd. Şti.ye) verilmesine hükmedilmiştir.
D) İstinaf Başvurusu :
Davacı vekili, dava açılmasına davalı SGK’nın ve diğer davalıların sebebiyet vediğini, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücreti dahil olmak üzere müvekkili lehine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesinin ve Kararı :
Davacı vekilinin, …1. İş Mahkemesi’nin 14/12/2018 tarih ve 2014/215 Esas 2018/474 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK’nın 353/1-b (1) bendi uyarınca Esastan Reddine karar verilmiştir.
F) Davacıların Temyizi :
Davacı vekili, aynı Mahkemede işçilik alacakları için açılan dosyada (…1. İş Mahk. 2011/287E) hizmet tespiti davası açılması için kendisine süre verildiğini; eldeki davanın açılmasına SGK’nın sebebiyet verdiğini, sigortalı gün bildirimlerinin SGK tarafından geç işlendiğini; bu nedenle dava açılmasına SGK’nın ve davalı tarafların sebebiyet verdiğini; yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden müvekkili lehine karar verilmesi gerekirken buna aykırı olarak karar verildiğini; açıklanan ve re’sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğini savunmuştur.
G) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :
Dava, davalılar bünyesinde, hizmet akdiyle çalışılan dönemlere ilişkin hizmetlerin tespiti talebine ilişkindir.
1-6552 sayılı Yasa’nın 64. maddesi ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7. maddesine eklenen hükmün yürürlüğe girdiği 11/09/2014 tarihinden önceki bir tarih olan 25/09/2012 tarihinde açılan eldeki dosyada, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun fer’i müdahil değil, davalı sıfatının bulunduğu ve dava dilekçesinde Kurumun davalı olarak gösterildiği anlaşılmakla, Sosyal Güvenlik Kurumunun davalı olarak kabul edilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde fer’i müdahil olarak değerlendirilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-6100 s. HMK m. 331/1’de “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, davalı işverenlerin, davacıya ait tüm hizmetleri, dava tarihnden önce Sosyal Güvenlik Kurumuna bildidiği ve primlerin kurumu yatırıldığı; 17/10/2012 tarih 18334146 sayılı SGK’nın müzekkere cevabı ve ekindeki hizmet cetveline göre davacı hizmetlerinin işlenmemiş olduğu, yargılama aşamasında dosyaya ibraz edilen 24/10/2014 tarih 14900113 sayılı SGK’nın müzekkere cevabı ve ekindeki hizmet cetveline göre ise dava konusu hizmetlerin kurum kayıtlarına işlendiği anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda, yargılama aşamasında talebin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tümüyle karşılanması sebebiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gekekirken, ilk derece mahkemesi tarafından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden davacı taraf aleyhine hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılmasına, ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
H) SONUÇ:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, temyiz harcının …’ye iadesine
dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesi’ne, karardan bir örneğin de Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 06/11/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.