Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2019/4558 E. 2019/6337 K. 21.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4558
KARAR NO : 2019/6337
KARAR TARİHİ : 21.10.2019

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davası nedeniyle verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 06/05/2019 gün ve 2018/6369 Esas – 2019/3391 Karar sayılı ilamına karşı maddi hatanın düzeltilmesi yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dairemizin 06/05/2019 tarih, 2018/6369 Esas, 2019/3391 Karar sayılı Bozma ilamında maddi hata olduğu, maddi hatanın giderilmesinin istendiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere İş Mahkemesi kararlarına karşı karar düzeltme yolu kapalıdır. Ancak; Yargıtay onama ya da bozma kararlarında açıkça maddi hatanın bulunduğu hallerde, dosyanın yeniden incelenmesi mümkündür. Zira maddi yanılgıya dayalı olarak verilmiş onama ya da bozma kararları ile hatalı biçimde hak sahibi olmak, evrensel hukukun temel ilkelerine ters düştüğünden karşı taraf yararına sonuç doğurmamalıdır. Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır.
Maddi yanılgı kavramından amaç; Hukuksal değerlendirme ve denetim dışında, tamamen maddi olgulara yönelik, ilk bakışta yanılgı olduğu açık ve belirgin olup, her nasılsa, inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin Kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen ve çoğu kez tersine çeviren ve düzeltilmesinin zorunlu olduğu açık yanılgılardır.
Uygulamada zaman zaman görüldüğü gibi, Yargıtay denetimi sırasında, uyuşmazlık konusuna ilişkin maddi olgularda, davanın taraflarında, uyuşmazlık sürecinde, uyuşmazlığa esas başlangıç ve bitim tarihlerinde, zarar hesaplarına ait rakam ve olgularda ve bunlara benzer durumlarda; yanlış algılanma sonucu, açık ve belirgin yanlışlıklar yapılması mümkündür. Bu tür açık hatalarda ısrar edilmesi ve maddi gerçeğin göz ardı yapılması, yargıya duyulan güven ve saygınlığı sarsacağı gibi, Adalete olan inancı ortadan kaldırır ve yok eder.
Bu nedenledir ki; Yargıtay; bu güne değin maddi yanılgının belirlendiği durumlarda soruna müdahale etmiş baştan yapılmış açık maddi yanlışlığın düzeltmesini kabul etmiştir. Kaldı ki kimi açık maddi yanılgıya dayalı ve yanlışlığı son derece belirgin haksız ve adaletsiz sonuçların giderilmesi kamu düzeni açısından zorunludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2002/10-895E ve 2002/838K, 2003/21-425E ve 2003/441K sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, Dairemiz karar sonucu doğru olmakla beraber karar içeriğinde maddi hatanın söz konusu bulunduğu anlaşılmakla Dairemizin 06/05/2019 tarih, 2018/6369 Esas, 2019/3391 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verilerek yerel mahkemenin 12/09/2018 tarih ve 2018/6369 Esas -2019/3391 Karar Sayılı ilamına karşı taraf vekillerinin temyiz itirazları ile dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davacı ve davalı … İnşaat Taahhüt Ve Ticaret Ltd.Şti vekillerinin tüm, davalı TKİ Genel Müdürlüğü … Linyitleri İşletmesi Müdürlüğü vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, 28/08/2009 tarihinde sigortalının iş kazasına uğraması sonucu sürekli iş göremezliğe maruz kalması nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir
Mahkemece davacı lehine 135.207,51 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden, davacının dava dilekçesinde 28/08/2009 tarihli iş kazası nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminatın iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiği, ıslah dilekçesiyle ise maddi tazminat istemini artırarak neticeten 135.207,51 TL maddi tazminat ile başvurma harcını yatırmak suretiyle ek dava niteliğinde 250.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan … İnşaat Taahhüt Ve Ticaret Ltd.Ştinden tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK’nun “Taleple Bağlılık İlkesi” başlıklı 26.maddesine göre ise Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda, davacının ıslah ettiği maddi ve manevi tazminat miktarlarını davalılardan … İnşaat Taahhüt Ve Ticaret Ltd.Şti’nden istemiş olmasına karşın mahkemece verilen kararda ıslah edilen bu miktarlardan diğer davalı TKİ Genel Müdürlüğü de sorumlu olacak şekilde karar verilmesi taleple bağlılık ilkesine aykırı olmuştur.
O halde mahkemece yapılacak iş davalı TKİ Genel Müdürlüğünü dava dilekçesindeki istemle bağlı olarak hükmedilen maddi tazminatın sadece 1.000,00 TL’lik kısmından ve bu miktar için işleyecek yasal faizden müşterek ve müteselsil sorumlu tutmaktan ibarettir.
Mahkemece açıklanan bu maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılardan Türkiye Kömür İşletmeleri … Linyitleri İşletmesi Müessesesi Müdürlüğü vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan Türkiye Kömür İşletmeleri … Linyitleri İşletmesi Müessesesi Müdürlüğüne iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacılar ile davalılardan … İnşaat Taahhüt Ve Ticaret Ltd. Şti.’ne yükletilmesine, 21/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.