YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10027
KARAR NO : 2016/617
KARAR TARİHİ : 20.01.2016
Tebliğname No : 6 – 2011/403469
MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 06/10/2011
NUMARASI : 2011/378 (E) ve 2011/264 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararların nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 tarih ve 9-7-56 sayılı kararında açıklandığı üzere, kovuşturma evresinde kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda zorunlu müdafiye yapılan tefhim ve tebliğlerin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, bu durumda zorunlu müdafiin sanığın lehine gibi görünen bazı işlemleri yapmış olsa da, örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesi vermesi halinde temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği gözetildiğinde; sanık E.. G..’un kovuşturma evresinde kendisine müdafii atandığından haberi olmadığı, kararın sanığın yokluğunda ve mahkemece atanan müdafiinin yüzüne karşı verildiği, sanık müdafiinin temyiz isteminde bulunduğunun anlaşılması karşısında, 06/10/2011 tarihli mahkumiyet kararının bilinen en son adresinde yöntemine uygun şekilde sanık E.. G..’a tebliği ile müdafiinin temyizini kabul edip etmediğinin sorulması ve vermesi halinde temyiz dilekçesi de dosyasına eklendikten sonra ek tebliğname ile birlikte incelenmek üzere dairemize gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 20/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.