YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11292
KARAR NO : 2016/5883
KARAR TARİHİ : 13.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, kararın nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yokluğunda verilen hükmün sanığın bildirdiği adresinden başka bir adreste kayınpederine tebliğ edildiği, yapılan tebliğin usulüne uygun olmadığının anlaşılması karşısında, öğrenme üzerine sanığın 25/08/2011 tarihli temyizi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
Katılanın, Ankara’dan 19:30 da bindiği şehirlerarası otobüsten Seydişehir’de indiğinde cep telefonunun çalındığını farkettiği, suça konu telefonu da en son 23:18’de kullandığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde
görülmemiştir. Ancak;
1-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uygulamasında (a,b,d,e) ve c bendindeki kendi altsoyu dışındaki kişiler üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun hükmolunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendindeki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından yoksunluğun ise, koşullu salıverilmesine kadar devam edeceğine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanığın tekerrüre esas alınan mahkûmiyetinin, TCK’nın 191/1. maddesi gereğince kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 05/12/2005 tarihinde verilen 5 ay hapis cezasına ilişkin olup, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesi ile aynı Kanunla 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca koşulları oluştuğu takdirde “davanın düşmesi” ve “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” seçeneklerine de yer verilmesi nedeniyle, lehe olan bu düzenleme ve TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca sözü edilen hükümlülüğün tekerrüre esas alınamayacağının kabulünde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından ”TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 53/1, 2, 3. maddelerinin uygulanmasına” cümlelerinin eklenmesi ve ayrıca tekerrüre ilişkin uygulamanın hükümden çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
13/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.