YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5719
KARAR NO : 2015/4067
KARAR TARİHİ : 14.09.2015
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararların nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
18.7.2010 tarihli tutanağa göre olay günü sabah 09.00 sıralarında 647/1 sokak üzerinde görev yapan polis ekibini durduran bir vatandaşın, sokak üzerinde mermercilik yapan 184 numaralı iş yerinden hırsızlık yapıldığını, eşyaların at arabasına yüklendiğini ve arabanın 222. sokak istikametine gittiğini bildirmesi üzerine; bahse konu yerde at arabasıyla seyir halinde olan suça sürüklenen çocuk ve suç ortağının durdurulduğu ve suça konu eşyaların at arabası üzerinde ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında; eşyaların müştekiye ait olduğu, ihbarı yapan vatandaşın bilgi vermesi üzerine tespit edildiği, bu nedenle somut olayda 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığı ve suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5237 sayılı TCK’nın 31. maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri birlikte değerlendirildiğinde bu yaş grubu çocuklar hakkında sosyal inceleme raporu alınması için yasal bir zorunluluk bulunmadığından, tebliğnamedeki bozma düşünceleri benimsenmemiş ve diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Kayden 15.03.1993 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun hükmün açıklandığı 23.03.2011 günlü oturumda 18 yaşını bitirdiği gözetilmeden, duruşmanın açık yerine kapalı yapılması ve hükmün de kapalı celsede açıklanması suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 182. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
2-Müştekiye ait işyeri bahçesinin duraksamaya yer vermeyecek biçimde işyerinin eklentisi vasfında olup olmadığı belirlenerek, eklenti vasfında ise hırsızlık suçunda 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi ile bina vasfından olmaması halinde, anılan Yasa’nın 141/1. maddesi ile hüküm kurulması ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun yasal ve zorunlu unsurlarının olayda oluşup oluşmadığının buna göre tespit edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde uygulama yapılması,
6352 sayılı Kanun’un 100. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 324. maddesinin 4. fıkrasına eklenen “Devlete ait yargılama giderlerinin 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan(20,00 TL) az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesi’ne yüklenmesine karar verilir” şeklindeki düzenleme nedeniyle toplam 10,00 TL yargılama giderinin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesine, 14.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.