Yargıtay Kararı 22. Ceza Dairesi 2015/8423 E. 2016/434 K. 18.01.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8423
KARAR NO : 2016/434
KARAR TARİHİ : 18.01.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararların nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Mala zarar verme suçundan verilen hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz istemlerine gelince;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun eylemlerine uyan TCK’nın 142/1-b, 116/1, 119/1-c, 31/2. maddelerinde düzenlenen hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçları için öngörülen cezaların üst sınırına göre aynı Kanunun 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 4 yıllık dava zamanaşımı süresinin karar tarihi olan 03/05/2011 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin
verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 18/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.