Yargıtay Kararı 22. Ceza Dairesi 2015/9351 E. 2015/9726 K. 28.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9351
KARAR NO : 2015/9726
KARAR TARİHİ : 28.12.2015

Tebliğname No : 6 – 2011/349402

MAHKEMESİ : Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 31/03/2011
NUMARASI : 2008/529 (E) ve 2011/140 (K)

SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme, mala zarar verme,iftira

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararların nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İddianamede sanık K.. Ç..’in resmi belgede sahtecilik suçundan da cezalandırılması talep edilmesine rağmen mahkemece bu suç yönünden hüküm kurulmadığı anlaşılmakla; bu suça ilişkin olarak mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık K.. Ç..’in işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini yetkili makamlar huzurunda kullanması suretiyle atılı suçun unsurları oluştuğundan ve sanık Ş.. U..’ın kolluktaki beyanından sonra gerçek kimliği hakkında beyanda bulunduğu anlaşılan sanık K.. Ç.. hakkında 5237 sayılı TCK’nın 269. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığından, tebliğnamedeki bu hususlarda bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Konut dokunulmazlığını ihlal etme suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun infaz tarihine kadar; sadece kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Ş.. U.. ve K.. Ç.. müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili kısımlar çıkartılarak yerlerine ‘‘Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına,” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.