YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3428
KARAR NO : 2016/6811
KARAR TARİHİ : 27.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararların nitelik, cezaların türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık … hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik sanık … … ve O yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların temyizi olanaklı bulunmayıp aynı maddenin 12. Fıkrası uyarınca itirazı olanaklı kararlardan olduğu ve CMK’nın 264/1. maddesi uyarınca yasa yoluna başvuruda ve mercide yanılmanın başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında; 5271 Yasanın 264/2. maddesi uyarınca itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye, Mahkemesince iletilmek üzere dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanık … …’nun hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın yüzüne karşı kurulan hükmü, 1412 sayılı CMUK’nın 310/1 maddesinde öngörülen 1 haftalık yasal süre geçtikten sonra temyiz ettiği anlaşılmakla, süresinden sonra yapılan 26.10.2015 tarihli temyiz isteminin aynı kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
III-Sanık … hakkında hırsızlık, sanık … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince ;
TCK’nın 142/2-h ve 143. maddelerinin birlikte uygulanması halinde suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olduğu anlaşıldığından, CMK’nın 150/3. maddesine göre sanıklara zorunlu müdafi tayin edilerek savunmalarının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeksizin yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık …’nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 27/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.