YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1840
KARAR NO : 2011/6801
KARAR TARİHİ : 06.12.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, 19/12/2007 ile 20/07/2009 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığını ancak haklı bir sebep olmaksızın davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiğini, riskli satışı yapan işçinin halen davalı şirkette çalışmaya devam ettiğini bu nedenle iş akdinin feshinin geçersizliğine karar verilmesi, buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren iş sözleşmesinin davacının mahiyetindeki şirket personeline şirket prensiplerinde öngörülen vade dışında satış yapmalarına göz yumduğundan İş Kanunu 25/II-e ve h gereğince haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar.
Karar davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır. Yine 4857 sayılı İş Kanununun 25 II- ( h) bendinde, işçinin hatırlatıldığı halde görevlerini yapmamakta ısrar etmesi durumunda işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu hükme bağlanmıştır.
İş görme edimi işçi tarafından işverenin verdiği talimatlara uygun olarak yerine getirilmelidir. İşverenin talimatlarının da iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi getirilebilecek sınırlamalara ve işçinin eğitimi, yeteneği ve takati gibi hususlara aykırılık oluşturmamalıdır.
1475 sayılı İş Kanununda işçinin hatırlatıldığı halde görevlerini yapmaması haklı fesih nedeni olarak sayılmış ve işçinin bu anlık durumu yeterli görülmüşken, 4857 sayılı İş Kanunu ile işçinin bu görevi yapmamakta ısrar etmesi kuralı getirilmiştir. Bu noktada işverenin hatırlatmasının ardın da sadece bir kez görevi yapmama yeterli sayılmamalıdır. İşçinin görevi yapmama eylemi hatırlatmanın ardından da devamlılık arz etmelidir.
Somut olayda, davacının işyerinde satış şefi olarak çalıştığı, mahiyetindeki şirket çalışanının işyeri kurallarına aykırı olarak işyerinde öngörülen vadenin dışında ve işyeri yetkililerinden onay almaksızın vadeli satış yaptığı ve bu satışlarla ilgili tahsilat yapılamadığı belirtilerek davacının savunması da alınmak suretiyle 20.07.2009 günlü fesih bildirimi ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e, h ve ı maddeleri gereğince 20.07.2009 tarihinden geçerli olmak üzere feshedildiği anlaşılmaktadır.
Davacı savunmasında fesih nedeni yapılan olguları kısmen kabul etmiştir. Mahkemece iş sözleşmesinin haklı fesih nedeni kanıtlamamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de dosya kapsamındaki satış fişleri, işyeri cari hesap raporları, davacının savunma içeriklerine göre feshe dayanak yapılan olgular sabit olduğundan haklı fesih nedeni oluşturmasalar da işveren yönünden geçerli fesih nedeni oluşturacak nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda feshin geçerli nedene dayandığından davanın reddine karar vermek gerekirken hatalı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-)Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)Davanın REDDİNE,
3-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-)Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 60.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100.00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 06.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.