Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/18574 E. 2012/13821 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18574
KARAR NO : 2012/13821
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebep olmaksızın feshedildiğini … sürerek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, 17/04/2009-12/08/2010 tarihleri arasında davalı şirkette çalışan davacının kendisine yapılan sözlü ve yazılı uyarılara rağmen mesai saatleri içinde şahsi bir çok telefon görüşmesi yaptığının tespit edildiğini, davalı şirkette daha önce çalışıp ayrılan ve şirket kuran birisi ile de görüştüğünü ve aynı şirketin kurucu ortaklarından olduklarını, şirket sırlarının ortaya atılmasının sakıncasının bulunduğunu … sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar sebebiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e bendi uyarınca davacının iş sözleşmesinin feshedilmesine rağmen Sosyal Güvenlik Kurumuna ibraz edilen davacıya ait sigortalı işten çıkış bildirgesinde fesih sebebinin işveren tarafından işçinin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışı şeklinde bildirdiği, davalı işverenin fesih sebebi ile bağlı olduğu fesih sebebini değiştiremeyeceği ve genişletemeyeceği, uyarıya konu davranışlar sebebiyle davacının iş sözleşmesini feshetmesinin de doğruluk kurallarıyla bağdaşmadığı ve iyiniyetli sayılamayacağı, feshin geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri başlığı altında düzenlenen 25/II-e bendine göre, işçinin işverenin güvenini kötüye kullanması, hırsızlık yapması, işverenin meslek sırlarını ortaya atması gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması işverene haklı sebeple derhal fesih hakkı vermektedir.
4857 sayılı Kanun’un “İşverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı” başlığını taşıyan 25. maddesinin son fıkrasına göre işverenin haklı sebebe dayanarak iş sözleşmesini feshettiği durumda fesih bildiriminin yazılı yapılması koşulu aranmaz.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara … açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin 22/07/2010 tarihli nüshasında gösterilen Birmarket Bilişim Hizmetleri Mağazacılık ve Ticaret Anonim Şirketi’nin kurucuları arasında davacının da olduğu ve davalı şirketle iştigal konularının bir kısmının aynı olduğu, noter aracılığı ile 12.08.2010 tarihinde düzenlenen fesih yazısında şirketin eski bir çalışanı ile özel telefon gerçekleştirdiği, şirket bilgi ve sırlarının ortaya atılması gibi sakıncaları da olan bağlılık ve doğruluğa uymayan bu davranışla uyarılara rağmen devam edildiğinin ve iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun’un 25/II-e bendine dayanılarak feshedildiği belirtilmiştir. Davacının şirketin sır kabul edilebilecek bilgilerini başkasına verdiği kanıtlanmamışsa da, mesai saatleri içerisinde diğer çalışanları rahatsız edecek şekilde telefon görüşmeleri yaptığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacının söz konusu olan bu davranışı haklı sebep ağırlığında olmasa da işyerinde olumsuzluklara … açtığı, karşılıklı güven ilişkisini sarstığı, bu nedenle iş sözleşmesinin feshinin davacının davranışlarından kaynaklanan geçerli sebebe dayandığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 113,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 18.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.