YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3355
KARAR NO : 2011/4280
KARAR TARİHİ : 14.11.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek; feshin geçersizliğine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının işyerine herhangi bir bilgi vermeden sebepsiz olarak işe gelmediğinin tutanakla tespit edildiğini, iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle haklı olarak feshedildiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iş sözleşmesinin davalı tarafından geçerli neden olmadan feshedildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre davalının Antalya’da bulunan işyerinde şoför olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, 27, 28, 29, 31 Ağustos ve 1 Eylül 2009 tarihlerinde mazeretsiz olarak işe gelmediği gerekçesi ile, davalı işverence, 4857 sayılı İş Kanununun 25/II. maddesi gereğince feshedilmiştir. Davacının devamsızlık yaptığı davalı işverence usulüne uygun düzenlenmiş tutanaklar ile sabittir. Davacı 28.08.2009–2.09.2009 tarihleri arasında rahatsızlığı ile ilgili doktor raporu sunmuş ise de, davacının raporunu …’da aldığı, rahatsızlığı ile ilgili işvereni bilgilendirdiğini kanıtlayamadığı, devamsızlık tutanaklarının tutulmasına ve iş sözleşmesinin feshine kendisinin sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. Davacının rahatsızlığını doktor raporu ile belgelendirmiş olmasından dolayı işverence yapılan fesih haklı nedene dayanmamakta ise de, görev yaptığı il dışına çıkması ve orada geçirdiği rahatsızlığı ile ilgili işverene önceden bilgi vermemek suretiyle oluşan işgücü açığının karşılanması noktasında olumsuzluklara yol açarak feshe sebep olması karşısında, feshin geçerli nedene dayandığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-)Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)Davanın REDDİNE,
3-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-)Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100.00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 14.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.