YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3579
KARAR NO : 2011/6483
KARAR TARİHİ : 01.12.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin global ekonomik kriz bahane edilerek iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren vekili iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacının iş akdinin işverence ekonomik kriz nedeniyle ücret indirimini kabul etmemesi gerekçesiyle feshedildiği, fesihte gerekçe gösterilen ekonomik kriz iddiasında bulunulmuşsa da; bu iddianın kanıtlanamadığı, ayrıca bu hususta fesihten önce düşünülmesi gereken hizmet içi eğitim, başka birimde görevlendirme gibi önlemler alınmadığı, çalışma koşullarında esaslı değişiklik niteliğinde bulunan ücret indiriminin geçerli nedene dayandığının kanıtlanamadığı, fesihin son çare olması ilkesinin ihlal edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20.maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda; davacının iş sözleşmesinin ücret indirimini kabul etmeleri için yapılan teklifi kabul etmemesi üzere feshedildiği anlaşılmıştır. Dosyada mevcut davalı şirket ile Sendika arasında yapılan Toplu İş Sözleşmesi Tadil Anlaşması ile işçilerin … tarihleri arasında doğacak olan ücret ve ücrete bağlı haklarının %35 oranında indirime gidildiği ve bu durumun işçilerin muvafakatı şartına bağlandığı anlaşılmıştır.
Davalı işyerinin 2009 yılında tüm dünyayı etkileyen global ekonomik krizden etkilenerek zarar ettiği, yaşanan ekonomik krizin etkilerini azaltmak için tasarruf önlemleri alarak uygulamaya koyduğu, işçi çıkarmak yerine işyerinde uygulanan Toplu İş Sözleşmesi Tadil Anlaşması ile işçilerin … tarihleri arasında doğacak olan ücret ve ücrete bağlı haklarından %35 oranında indirim yapma yoluna gittiği anlaşıldığından, davacının bu indirim kararını kabul etmemesi üzerine davalı firmadan davacıyı aynı ücretle çalıştırmasını beklemek, ücret indirimini kabul ederek çalışmaya devam eden işçilerle davacı arasında eşitsizliğe yol açacağından ve bu durum hakkaniyete de uygun düşmeyeceğinden, ayrıca davalının ücret indirim kararı geçerli bir nedene dayandığından davalının, davacının iş akdini son çare olarak feshettiği ve yapılan feshin geçerli nedene dayandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davanın reddine karar vermek gerekirken olaya uygun düşmeyen gerekçeyle karar verilmesi hatalı bulunmuş ve 4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi gereğince Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100.00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak 01/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.