Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/3683 E. 2011/7090 K. 09.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3683
KARAR NO : 2011/7090
KARAR TARİHİ : 09.12.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının hizmet içi personel eğitimine katılmaması üzerine 4857 sayılı yasanın 25/II maddesi kapsamında işverinin görevini kötüye kullanarak doğruluk ve bağlılık kurallarına aykırı davranış yapmakla, ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar niteliğinde olduğu, iş akdinin haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yetkisi olmayan firmaların projelerinin onaylanması işleminin diğer personel tarafından da aynı şekilde yapıldığı, projeden firmanın yetkili olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığı, oda tarafından bu yetkinin önceki yıllarda aranmadığı, tus sınırının aşılmasının oda yönetiminin izni ile olduğu, davacının yine hizmet içi eğitime ev taşıması nedeni ile gitmediği ve bundan oda yönetiminin haberdar olduğu, iş akdinin feshine gerekçe gösterilen olayların varit olmadığı fesih gerekçelerinin davalı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden, davacının … tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde makine mühendisi olarak çalıştığı,iş akdinin 04/09/2009 tarihli fesih bildirgesi ile, yetkisi olmayan firmaların projelerinin mesleki denetimden geçirilmesi ve bazı firmaların tus sınırlarının aşılması, katılım zorunluluğu şube tarafından bildirilmesine rağmen hizmet içi personel eğitimine katılmaması gerekçesiyle, 4857 sayılı Yasanın 25/II maddesince işverenin güvenini kötüye kullanarak doğruluk ve bağlılık kurallarına aykırı davranmak ve yapmakla görevli olduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmek eylemleri nedenleriyle feshedildiği, davacıdan proje mesleki denetimlerinde görevli olan görevlilere yönelik düzenlenen eğitime katılmaması nedeniyle savunma istendiği, davacının 16/05/2009 tarihinde ev değiştirmesi ve evi o tarihte boşaltması gerektiğini, bu durumu yetkililere bildirdiğini, ev taşıma işinin 1 ay önceden planlandığını, seminerin ise … tarihinde bildirildiğini, keyfi hareket yapmadığını bildirdiği, … tarihinde davacıdan, … firmasının 2009 yılı SMM vizesi olmadığı halde il temsilcilik proje kayıt defterinde 1,2,9,17,22,34,47,48,53 nolu projelerin il temsilciliğinden vize edilmesi, SMM’ nde asansör avan belgesi istenmemiş olmasına rağmen 22 nolu projeyi çıkarması, Nihat Tendik-Tendik Makine, firmasının 2007,2008,2009 SMM vizesi olmadığı ve asansör Avan mühendis yetki belgesini SMM’e işlenmemesine rağmen il temsilcilik proje kayıt defterindeki 6,10,14,35,36,43,49,50 nolu projelerin vize edilmesi, … Makine…Ltd.Şirketinin, makine mühendisi … adına 2008 yılındaki toplam TUS miktarı 124933 metrekare iken 2009 yılında alınan TUS miktarının 145924′ e çıkarılmış olması, … Makine firmasının 2009 yılında aldığı toplam TUS miktarının 77385 metrekare olduğunun kabul edilmesi, 2007,2008,2009 SMM vizesinin olmamasına rağmen vize verilmesi, … ile ilgili 2007,2008,2009 SMM vizesi yokken il temsilcilik proje kayıt defterindeki 9,17 numaralı asansör avan projeleri 2009’da oda vizesinden geçmesi, Batman İl Temsilciliği Mekanik Tesisat proje defteri kayıtlarında 8,15 ve 16 numaralı projelerin TUS kayıtlarında görülmemesi, işlemleri nedeniyle savunma istendiği, davacının olaylara ilişkin sırasıyla firmanın 2008-2009 tarihlerinde yeni açılmış olduğundan SMM vizesinin yapıldığını bildiğini, SMM belgesi ve yetki belgelerinin son üç aydır eksikliklerinden dolayı Diyarbakır şubede bulunduğunu, TUS miktarının 13/07/2009 tarihine kadar 58471 metrekare olarak kayıtta bulunduğunu, TUS kayıtlarında alt bölümde SMM’lilerin TUS miktarının belirtildiğini, SMM ve diğer yetki belgelerinin 2008-2009 tarihinde şubeye gönderildiğini, eksiklikleri bulunduğundan şubede bulunduuğunu, projelerin mekanik tesisat defterinde kayıtlı olup TUS kayıt defterine işlemeyi unuttuğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının yukarıda anılan usulsüz eylemlerin diğer çalışanlarca da uygulanmasının eylemleri davacı yönünden haklı hale getirmeyeceği, projeden firmanın yetkili olup olmadığının tespiti mümkün olmasa da bu durumun davacı tarafından araştırılarak işlem yapılması gerektiği, tus sınırının aşılmasının oda yönetiminin izni ile olduğunun davacı tarafından ıspatlanamadığı anlaşılmış olup, davacının oda işlemlerine ilişkin usulsüz davranışlarının iş akdinin geçerli nedenle feshedilmesi şartlarını oluşturduğu gözetilmeden davanın reddi yerine kabulüne yönelik yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 60,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 09/12/2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.