Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/4251 E. 2011/7001 K. 08.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4251
KARAR NO : 2011/7001
KARAR TARİHİ : 08.12.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Dairemiz Üyesi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının iş akdinin feshinin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ücretlerinden icra takipleri nedeniyle uzun zamandır kesinti yapılıyor olması nedeniyle müvekkili işyerinde iş akışının olumsuz yönde etkilendiğini, davacının icra borçlarıyla ilgili olarak 10.3.2008 tarihli ihtarname ile uyarılmış olduğunu, ancak bu tarihten sonra da davacının icra borçlarıyla ilgili yazılar gelmeye devam ettiğini fesih işleminin haklı ve geçerli olduğunu belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davacının aldığı ücreti bir harcama programı düzenleyemeyerek adeta icra takibine uğramayı alışkanlık haline getirmekte olduğu ve bu davranışı ile işyerinde olumsuzluklara yol açtığı sonucuna ulaşılmış, bu haliyle feshin geçerli nedene dayandığı kanaati ile davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 19.maddesinin ikinci fıkrasına göre belirsiz süreli iş sözleşmesi, işçinin davranışı veya yetersizliği ile ilgili bir nedenle feshedilmeden önce hakkındaki iddialara karşı savunma fırsat verilmelidir. İşçinin zihinsel veya bedensel yetersizliği, arkadaşları veya amirleri ile sıkça ve gereksiz yere tartışmaya girişmiş olması gibi durumlarda savunmasının alınması işverenden beklenemez. Keza, İş Kanununun 25.maddesinin (II) numaralı bendi şartları gerçekleşmiş ise, işveren buna göre bildirimsiz fesih hakkını kullanırken savunma alma zorunluluğu söz konusu olmayacaktır.
Somut olayda davacı işçi 23.9.1987-31.3.2010 tarihleri arasında güvenlik görevlisi olarak çalışmıştır. Davacı hakkında değişik alacaklılar tarafından çok sayıda icra takibi yapılması ve bu durumun iş akışını olumsuz etkilemesi, iş görme borcunun gereği gibi yerine getirilmesini engellemesi ve işyerindeki uyumu olumsuz etkilemesi nedeni ile 4857 sayılı İş Kanununun ilgili maddeleri uyarınca ihbar ve kıdem tazminatı ödenerek davacının sözleşmesi 31.3.2010 tarihinde işveren tarafından feshedilmiştir.
Dosya kapsamından davacının savunması alınmadan iş sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtildiği gibi, 4857 sayılı İş Kanunu madde 19 gereğince davranışlardan kaynaklanan geçerli nedene dayanan fesihte, işverenin fesih bildiriminde bulunmadan önce işçinin savunmasını alması şarttır. Savunma alınmamış olması feshi geçersiz kıldığından, mahkemece bu yön gözetilmeden davanın reddi yönünde oluşturulan hüküm usul ve yasaya aykırı olduğundan bozularak hükmün ortadan kaldırılmasına ve İş K.m.20/3 uyarınca aşağıda yazılı olduğu üzere karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davalı işveren tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının adı geçen işverenin işyerine İŞE İADESİNE,
3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4.Davacı işçinin işe iadesi için davalı alt işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen kıdem ve ihbar tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6.Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan 1.100 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine,
7.Davacı tarafından yapılan 90.00 TL. yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,davalının yaptığı yargılama giderinin üzerine bırakılmasına
8.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 08.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.